Reklam


Mersin Anamur Gezilecek Yerler

Türkiye’nin en güneyinde bulunan Mersin’in doğa harikası ilçesi Anamur ulaşımı biraz çetrefilli olsa da özellikle Mersin üzerinden gidildiğinde çevredeki çam ormanları ve deniz manzarası ile doğa sever gezginlerin keyif alacağı bir deneyim sunmaktadır.

Anamur virajlı yolları nedeniyle zorlayıcı bir ulaşıma sahip olması nedeniyle yabancı turistler tarafından tercih edilmeyen fakat yaz ayları belli dönemlerde çevre illerden gelen yerli turistlerin akınına uğrayan bir yerdir.


Anamur Türkiye’nin uzun sahil şeridine sahip bölgelerindendir. Ayrıca denizinin temiz olması sonucu ilçenin her yerinde denize girilebilmektedir. Anamur kumsalları nesilleri tükenmekte olan caretta caretta kaplumbağaların yuvası olmuştur. Caretta Caretta kaplumbağalarının bu bölge de yumurtlayıp denize açıldıkları tespit edilmiştir.

Anamur’da yaygın ekonomik faaliyet tarımdır. Zaten muz üretimi ile meşhur olan Anamur 1995 yılından itibaren seracılık faaliyetlerine de başlamıştır.

Anamur’u ziyarete gelen gezginlerin bu yöreye ait Samsıra, tantuni, Heleş ve tabi ki muz ile çileğini tatmadan dönmemelerini tavsiye ederiz.

Anemurium Antik Kenti


Bu antik kentin kalıntıları Anamur burnunun doğuya bakan yamaçlarında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılmıştır. Kentin ne zaman kurulduğu hakkımda tam bir bilgi elde edilmemiş fakat Roma İmparatorluğu’nun öncesine ait bir eser bulunmadığı için M.Ö 4. Yüzyılda kurulduğu tahmin edilmektedir.

Kıbrıs’a yakın oluşu ve önemli Roma kentlerinden biri olan Germanikopolis ile kara yolu bağlantısı sebebiyle kentin bir dönem Romalılar tarafından ticari bir istasyon kenti olarak kullanıldığı düşünülmektedir.

Anemurium Antik Kenti’nin en dikkat çekici yapıları ; 3 hamamı, surları, tiyatro konser salonudur. Kent aşağı ve yukarı olmak üzere iki bölgeye ayrılmıştır. Kentte yapılan kazılarda ortaya çıkarılan pek çok eser Anamur Müzesinde sergilenmektedir. Bu eserlerden en ilginçleri insan yüzü motifli pişmiş toprak yağ kandilleri ve barışçılığı ile tarihe adını yazdıran Kral Isaah adına yapılmış olan mozaik kilise tabanıdır. Daha pek çok tarihi eserin sergilendiği müzede antik kentin pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış olduğu anlaşılmaktadır.


Antik kentin surları dışında Anadolu’nun en iyi korunmuş nekropol alanı bulunmaktadır. Burada üç tip mezar taşı ve 400 civarında mezarlık bulunmaktadır.

Döneminde çok önemli olan Anemurium Antik Kenti M.S 260 yılında Sasanilarin işgaline uğramış ayrıca M.S 4. Ve 5. yüzyıllarda Toros Korsanları tarafından yağmalanmıştır. M.S 12. Yüzyılda Selçukluların egemen olduğu bölge artık Türk hakimiyeti altına girmiştir.

Titiopolis Antik Kenti


Anamur’un batısında Kalınören köyü üzerinde bulunan antik kent Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntıları barındırmaktadır.

Kent kendisini çevreleyen kabaca yontulmuş sur duvarlarına ve girişinde renkli taşlardan döşenmiş bir sütuna sahiptir. Antik kentin yukarısına çıkınca bir hamam yapısı üç sahınlı bazilika bulunmaktadır.

Titiopolis Antik Kenti oldukça büyük ve bir kısmı tahrip olmuş döneminde özenilerek inşa edilmiş bir kenttir. Kentin içinde dini mekanlar, mezarlıklar ve pek çok lahit bulunmaktadır.

Anamur Evleri


Yapı tekniği açısından Türkiye’deki pek çok evden ayrılan Anamur evleri yapılan araştırmalar sonucu Roma döneminde kullanılan yöntemle benzer olan bir yapım tekniğinin kullanıldığı anlaşılmıştır. Anamur'un yöresel evlerini, ilçenin köylerinde sıkça görmek mümkündür.

Anamur Müzesi


Anemurium antik kentinde yapılan araştırmalar sonu ortaya çıkarılan eserler burada bir müze kurulmasını zorunlu hale getirmiş ve 1990 yılında müze binası yapımı tamamlandıktan 2 yıl sonra ziyarete açılmıştır. Müzede sergilenen eser sayısı bu gün 9000'e ulaşmıştır.

Tarih sever ziyaretçilerinin gezi listesinde büyük bir zaman dilimini ayırmak isteyecekleri bu büyük müzede sergilenen eser sayısı bu gün 9000'e ulaşmıştır.

Çukurpınar Mağarası


Anamur Merkeze 46 km uzaklıkta bulunan bu düden mağarası Dünya’nın en derin ikinci mağarası olma özelliğine sahiptir.

Ayrıca Çukurpınar Mağarasının 1420 metre derinliğine kadar inen Boğaziçi Üniversitesi burada keşifler yapmıştır.

Köşekbükü Mağarası


Mağara 500 metre genişliğe sahip ve ışıklandırmalarla ziyaretçilere açılmış astım hastalığına iyi geldiği düşünülmektedir.

İçerisinde pek çok sarkıt ve dikit bulanan Köşekbükü Mağarası dilek, şifa ve huzur olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.

Mamure Kalesi



Anamur’un Bozdoğan köyü içerisinde bulanan kale üç bölümden oluşmuş 39 kulesi, camisi ve bir hamamı bulunmaktadır.

Mamure Kalesi 14. Yüzyılda Karamanoğulları tarafından yapılmıştır. Kaleden günümüze gelen tek yazıtta yazanlarda bunu desteklemektedir. Yazıtta kalenin Karamanoğullarından Sultan İbrahim tarafından inşa edildiği yazmaktadır.

Kale üzerinde yapılan çalışmalarda zamanla hasar gören kalenin Osmanlılar döneminde onarıldığı anlaşılmıştır.

Mamure Kalesi içerisini gezerken hamam ve camiyi gezmeyi de unutmamanızı tavsiye ederiz. Bu yapılarında ilk inşası Karamanoğulları’na aitten günümüzde hasar gören bölgelerinin onarımında Osmanlı işçiliği dikkat çekmektedir.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.