Reklam


Aksaray'da Gezilecek Yerler

Müzeleri, camileri, türbeleri ve kiliseleriyle gezilecek yerler konusunda zengin bir listeye sahip olan Aksaray, Ankara'nın komşusu olması ve geçiş güzergahında yer alması nedeniyle gelişmekte olan şehirlerden biridir.

1989 yılında Niğde'den ayrılarak il statüsü alan Aksaray, yaklaşık 400.000 nüfusa sahiptir. Hititler'den başlayarak geniş bir tarihi geçmişe sahip olan şehir, Türklerin Anadolu'ya girişinden sonra Aksaray adını almıştır. İbn-i Battuta ve Evliya Çelebi başta olmak üzere birçok gezgin, eserlerinde Aksaray'a da yer vermiştir.


Bölgenin tarihi Neolitik Çağ'a kadar dayanırken, Asurlu tüccarların burada ticaret yaptığına dair buluntular ele geçirilmiştir. M.S. 6.yüzyılda bölgede bulunan sikkenin üzerinde ''aqsara'' yazmaktadır. Bu durum, Türklerden önce de şehrin bugünkü adını çağrıştıran isimlerin kullanıldığını göstermektedir.

1142 yılında Selçukluların, 1470 yılında ise Osmanlıların egemenliği altına giren bölgede gezilecek çok sayıda tarihi yer bulunmaktadır. Tarihi yerler, genellikle Hıristiyanlık dönemine aittir.

Aksaray Manastır Vadisi 

Güzelyurt ilçesinde yer alan Manastır Vadisi, Aksaray’a yaklaşık 50 km mesafededir. Tarihin önemli anlarına tanıklık etmiş olan bu vadi içerisinde birçok kilise ve mağara yer almaktadır. Kültür miraslarından biri olarak kabul edilen ve Aksaray’ı tarihi açıdan gezilip görülecek yerler arasına sokan Manastır Vadisi; Kapadokya civarında yer alan, önemli tarihi mekanlardan bir tanesidir.



Ortalama 5 km uzunluğa sahip olan Aksaray Manastır Vadisi; normal şartlarda 3 saatlik bir yürüyüş ile enine boyuna gezebileceğiniz bir vadidir. Yer altı şehirleri ve 28 kaya oyma kilisesi ile dikkat çekici bir güzelliğe sahip olan bu vadi; Sivişli Kilisesi, Büyük Camii, Papaz Evi, Kalburlu Kilisesi gibi önemli yapılara da ev sahipliği yapıyor. Bu arada tarihte manastır yaşamının ilk izlenimlerinin bu bölgede başladığı da bilinmektedir. Bizans dönemine ait olduğu varsayılan yer altı şehri; Manastır Vadisi’nin hemen girişinde yer almaktadır. Bağlama ve oyma duvarları ile tarihin önemli kalıntılarını bünyesinde barındıran yer altı şehri; taş merdivenleri ve gözetleme yerleri ile birlikte geziden büyük bir keyif alacağınız bir mekandır.

Vadi hakkında detaylı bilgi almak için Aksaray Manastır Vadisi başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Ihlara Vadisi

Aksaray şehir merkezine 45 kilometre uzaklıktaki Ihlara Vadisi, Aksaray'ın en popüler gezilecek yerlerinden biridir ve ulusal çapta adını duyurmayı başarmıştır. Tektonik hareketler sonucunda oluşan volkan tabakasının rüzgar gibi doğal etkenlerle aşınması, vadinin bugünkü görüntüsünü almasına neden olmuştur. Vadi boyunca ilerleyen Melendiz Çayı ise kanyon tabanının derinleşmesini sağlamıştır. Bu derinlik, yer yer 100-120 metreye kadar ulaşmaktadır.


Ihlara Vadisi, doğal güzelliğinin yanı sıra barındırdığı önemli tarihi yapılarla öne çıkmaktadır. Vadi içerisinde yaklaşık 5000 yerleşim yeri ve 105 kilise olduğu söylenmektedir. Hıristiyanlığı ilk yıllarında önemli bir dini merkez olan Ihlara'da günümüze kadar güzel bir şekilde korunan 10 kilise bulunmaktadır. Kayaların oyularak yapıldığı bu kiliseler, her yıl binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir.

Bölge hakkında detaylı bilgi almak için Aksaray Ihlara Vadisi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.



Acem Höyük (Yeşilova)

M.Ö. 3000 yıllarına kadar dayanan bölgenin tarihi, yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir. Yeşilova, en parlak dönemini M.Ö. 1800 yıllarında Asurlu ticaret kolonilerinin bölgede kurduğu pazarlar zamanında yaşamıştır. O dönemde Puruşhanda olarak adlandırılan şehir, daha sonra Aşağı Şehir ismiyle anılmıştır. Roma döneminde tekrar canlanan şehir hayatı, M.S. 3.yüzyılda tamamen terk edilmiştir.


Bölgenin adı, Yavuz Sultan Selim'in Çaldıran seferinin ardından Azerbaycan'dan getirdiği aileleri burada iskan etmesiyle birlikte, burada yaşayan halka ''Acem'' denilmesinden gelmektedir. Höyük içerisinde Sarıkaya Sarayı ve Hatipler Sarayı olarak adlandırılan 2 adet saray yapısı bulunmaktadır. Höyükteki kazı çalışmalarında çıkartılan eserler; Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde, Aksaray Müzesi'nde ve Niğde Müzesi'nde sergilenmektedir.


Sultanhan Kervansarayı 

Selçuklu dönemine ait olan bu yapı; Sultan Han’ın adına yapılmıştır. 1229’da Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılmış olan Sultanhan Kervansarayı; 1278 yılında bir yangın sonucu meydana gelen hasarların onarılmasıyla birlikte daha geniş bir alana yayılmıştır. Selçuklu dönemine ait mimari güzellikleri bünyesinde barındıran yapıda; taş işçiliği ve süsleme sanatlarını yakından göreceksiniz. Aksaray’a bağlı olan Sultan Kervansarayı; bu bölgeye gitmeniz durumunda mutlaka uğramanız gereken yerlerin başında geliyor.


2 bloktan oluşan Sultanhan Kervansarayı; duvarlarındaki eşsiz mimarı ile görenleri büyülüyor. Geometrik şekillerle dizayn edilmiş olan doğu tarafında; mermer bir kapı yer alıyor. Mermer kapıdan avluya geçiş bölümü bulunuyor. Avlunun sağında arabalar için tahsis edilmiş olan bölmeler ve ortasında da bir mescit var. Ayrıca burada konaklayanlara sunulan odalar da avlunun tam solunda yer alıyor. Sultanhanı Kervansarayı’nın birinci bloğunda daha çok insanlar için uygun ortam yer alırken, ikinci blog ise daha dar bir konumda bulunuyor. Selçuklu döneminde de zaten ikinci blog genellikle hayvanlar ve eşyalar için ayrılmıştır. 4866 metrekarelik bir alana konumlandırılmış olan bu hanın içerisinde kubbe feneri ve mazgal şeklinde pencereler yer almaktadır. Bunlar hanın aydınlatılmasını sağlamaktadır.

Hasan Dağı 

Volkanik bir dağ olan Hasan Dağı, rivayetlere göre ismini eski dönemlerde yaşayan Hasan Dede’den almıştır. Aksaray ile Niğde arasında yer alan bu dağ; 3268 metre yüksekliktedir. İç Anadolu’nun en yüksek 2. Dağı olma özelliği gösteren Hasan Dağı; tarihin önemli şehirlerinden bir tanesi olan Aksaray’ı gezecek olanların mutlaka görmeleri gereken yerler arasında bulunuyor. Eteklerinde tarihin kalıntılarını taşıyan Hasan Dağı’nda; Nora isminde bir antik de var. Dağın eteklerinin 1750 metresine kadar olan kısmı ağaçlarla kaplı ormanlık bir alanı oluşturmaktadır.


Efsaneye göre Hasan Dağı’nda yasayan Hasan Dede isimli bir şahıs saygın birisiymiş. Danişmentlilerin komutanı olan ve Haçlı Seferlerine katılan Hasan Dede; 2. Kılıçarslan’nın yanında yer almış ve onunla birlikte savaşmış. Ayrıca Hasan Dede’nin bir evliya olduğu de rivayetler arasında yer alıyor. Hasan Dede hakkında farklı rivayetler de yer alırken, saygın bir kişilik olan kabul edilen bu şahsın ismi dağa verilmiştir ve bu dağ Hasan Dağı olarak adlandırılmış. Günümüzün önemli volkanik yapılarından olan Hasan Dağı; Aksaray’a gezi düzenlenmesi durumunda atlanmaması ve mutlaka gezilmesi gereken bir dağdır. Özellikle dağın eteklerindeki eşsiz ve temiz orman manzarası içinizi ferahlatacak.

Aksaray Müzesi 

1969’da yapımına başlanmış olan Aksaray Müzesi’nin Aksaray’ın önemli tarihi dokularına yer verdiği bilinmektedir. Aksaray’da yer alan tarihi yapılar arasında mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Sekizgen yapısı ile dikkat çekici bir görünüme sahip olan Aksaray Müzesi’nin 2006 yılında yapımı tamamlanmış ve ziyaretçilere açılmıştır. 19. Yüzyıl sonuna kadarki döneme ait olan tarihi eserleri bünyesinde barındıran ve Aksaray’ın eski dönem kültürünü yansıtan bu müzede; 15.354 eser yer almaktadır. Her birisi 19. Y.y’a kadar olan dönemlerdeki eşsiz tarihi kalıntılardan oluşmaktadır. Ziyaretçileri bir nevi tarihi ziyafete davet eden Aksaray Müzesi; 3 katlı bir yapıdır.


Yaz döneminde sabah saat 09.00’da açılan ve 19.00’da kapanan müze kışın ise 08.00’da açılmakta ve 17.00’da kapatılmaktadır. Ziyaretçilerin müzeye resmi olarak giriş saatleri bu şekildedir. Ayrıca dini bayramların birinci günleri kapalı olan bu müzeye müze kartınız ile bir yıl boyunca istediğiniz kadar giriş yapabilirsiniz. Akeramik Neolitik döneme ait eserlerin de sergilendiği bu müzede; eski dönemlere ait eserler eşliğinde adeta geçmişe tanıklık edecek ve geçmişi yaşayacaksınız.

Saratlı Kırkgöz 

Bir yer altı şehri olarak ziyaretçilerine kapılarını açan Saratlı Kırkgöz; Aksaray’a bağlı olup, merkeze yaklaşık 25 km mesafededir. Yerleşim bölgesinin güney tarafında yer alan bu yapı; Aksaray’ın önemli tarihi kalıntılarını bünyesinde barındırmakta ve eski dönemlere ait dokularıyla gezenleri büyülemektedir. 21. Y.y. içerisinde dahi bu yer altı şehri ile ilgili çalışmalara devam edilmiş olup, 2002’de kapalı olan bir mekan kazı çalışmalarıyla açılarak, mekanın daha geniş bir alan yayılması sağlanmıştır.


Saratlı Kırkgöz yer altı şehri içerisinde ahır, mutfak, su kuyusu, tandır, ocak ve ambar gibi geçmiş dönemde buranın bir yaşam alanı olduğunu kanıtlayan yapılar mevcuttur. Tarihinin önemli anlarına tanıklık edeceğiniz Saratlı Kırkgöz yer altı şehrinde; mekanların birbiri ile olan bağlantıları ise muazzam. Yapımı ile Bizans dönemine ait esintileri bizlere yansıtan yer altı şehrinde; oyma ve işleme duvarların ortama farklı bir ambiyans kattığını da söylemeliyiz.

Karamanoğlu Ulu Camii

Selçuklu dönemine ait önemli yapılardan bir tanesi olan Ulu Camii; Rükneddin Mesud tarafından yaptırılmış olup, Karamanoğulları döneminde onarım ve genişletme çalışmaları yapılarak günümüzdeki halini almıştır. Karamanoğlu Mehmet Bey Camii adıyla da bilinen Ulu Camii, Aksaray’ın önemli yapılarındandır. Dönemin mimari özelliklerini yansıtan bu caminin batı yakasında taç kapı bulunmaktadır. Toplam 12 ayaktan oluşan caminin kıble bölümünde 4 adet ayak var.


Selçuklu dönemine ait ahşap işçilik eserlerinin muazzam bir şekilde yansıtıldığı Ulu Camii; abanoz ağacından yapılmış olan minberi ile dikkat çekici bir konumdadır. Sedef kama, ağaç oyma gibi çeşitli süslemeler ile zenginleştirilmiş olan Karamanoğlu Mehmet Bey Camii’de var olan halı ve kilimler ise Aksaray Müzesi’nde sergilenmekte ve muhafaza edilmektedir.

Kızıl Minare 

Diğer adı Eğri Minare olan bilinen Kızıl Minare; Aksaray’ın önemli tarihi yapılarındandır. Selçuklu dönemine ait yapılardan olan Kızıl Minare; dünyaca ünlü Pisa Kulesi ile olan benzerliği ile dikkat çekmektedir. Kent merkezinde bulunan Nevşehir Caddesi’nde bulunan Kızıl Minare; tuğlalarının kırmızı olmasından dolayı bu isimle adlandırılmıştır. 13. Y.y’a dayanan geçmişi ile tarihin derinliklerinden günümüze kadar olan bir yapı olarak öne çıkan Eğri Minare; I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1221 ila 1236 yılları arasında yaptırılmıştır.


Zeminden başlayan şekilde dikkat çeken eğiklik, Kızıl Minare’nin diğer adının Eğri Minare olmasında büyük bir etken olmuştur. Kırmızı tuğlalardan oluşan ve temelden gelen eğimi ile dikkat çeken Ulu Camii’nin alt bölümünde yer alan zikzak görünüm ise etkileyici bir görünüm arz etmektedir. Mavi yeşil çinilerle süslenmiş olan üst bölümü ise; dönemin önemli mimari işçiliğini yansıtmaktadır. Yolu Aksaray’a düşenlerin Kızıl Minare’yi görmeden buradaki seyahatlerini sonlandırmamalarını öneriyoruz.

Aşıklı Höyük 

25 yıldır devam eden proje çerçevesinde Aşıklı Höyük’te 10.000 yıl öncesinde farklı bir yaşam biçimini tercih eden bir topluluğun Melendiz nehri kenarına konumlandığı bilinmektedir. O dönem böyle bir yaşam biçimi benimseyen topluluğun hayvanları evcilleştirmeden konut yaşamına kadar birçok konuda büyük bir yol kat ettiği yapılan araştırmaların bir sonucudur. Temiz hava ve doğa ile iç içe olmak isteyenler, Aksaray yakınlarında yer alan Melendiz nehri kıyısındaki Aşıklı Höyük’ü yakından görmeleri gerekmektedir.


Aşıklı Höyük bölgesinde yapılan araştırmalarda M.Ö. 9 binli yıllara ait olduğu düşünülen, gömülü biçimde olan kerpiç yapılara rastlanmıştır. Ayrıca M.Ö. 8 binli yıllara ait olduğu varsayılan dikdörtgen evlerin de günümüze modernize edilerek uygun tekniklerle yansıtıldığı görülmektedir. Çeşitli restorasyon çalışmaları neticesinde; Aşıklı Höyük’te yer alan yapılan, orijinalinin bozulmadan günümüze uyarlandığı ve ziyaretçilere sunulduğu görülmektedir. Bölgeye giderek buradaki eski dönemlere ait yapıları yakından görebilirsiniz. Bu arada yaban eriği, yabani badem ve çitlembik gibi bitkilerin de evlerin hemen arkasında yetiştiğini göreceksiniz.

Aksaray Saat Kulesi 

Aksaray Saat Kulesi; yapımı için emri Sultan 2. Abdülhamit tarafından verilen bir yapı olup, bundan tam 140 yıl sonra inşa edilmiş olan bir tarihi eserdir. 2014 yılında belediye başkanı olarak seçilen Haluk Şahin Yazgı tarafından yaptırılan Aksaray Saat Kulesi; kent meydanının görsel açıdan daha güzel bir görünüme kavuşmasını sağlamaktadır. Üzerinde Osmanlı arması ile tarihi bir yapı konumunda yer alan saat kulesinde; Selçuklular dönemine ait motiflerin yer aldığı da görülmektedir.


Aksaray’ın simgelerinden biri haline gelen Saat Kulesi; etrafında alışveriş yapılacak olan çarşıları ve yemek yeme mekanları ile çevrili bir yapıdır. Böylece bir yandan saat kulesini gezerken, diğer yandan Aksaray’dan sevdikleriniz için güzel hediyeler alabilir ve bu bölgenin önemli yemeklerinin tadına bakabilirsiniz. Ahşap mimarisi ile estetik bir görünüme sahip olan Aksaray Saat Kulesi; şehir merkezine inecek olanların birkaç dakikalarını ayırarak görmeleri gereken yerlerden bir tanesidir.



Aksaray Kültür Evi


1930 yılında Vali Konağı olarak kullanılmaya başlanan edilen yapı, günümüzde Aksaray Kültür Evi adıyla müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Kesme taş kullanılarak inşa edilen bina, 2 kattan ve 5 odadan oluşurken 2 de salonu bulunuyor. Cumhuriyet'in ilk önemli hizmetler için kullanılan eser, Aksaray'a yeni bir Vali Konağı inşa edilmesinin ardından müzeye dönüştürülmüş durumda.

2007 yılında müze olarak hizmet vermeye başlayan Aksaray Kültür Evi'nin her odasında Aksaray'ın kültürünün yansıtan heykeller bulunuyor.

Somuncu Baba Türbesi


Aksaray şehir merkezindeki II.Kılıçarslan Tepesi'nin eteğinde bulunan Somuncu Baba Türbesi, Ervah Mezarlığı içerisinde yer almaktadır. Şeyh Hamid-i Veli'ye ait olan türbe, 1412 yılında inşa edilmiştir.

Türbe içerisinde günümüze ulaşan iki adet mezar taşı vakfiyesi bulunmaktadır. Türbenin girişinde yer alan yazıda ise şunlar yazmaktadır: “Ne kahrı düşman elinden, ne lütfu tanıdıktan bil. İşlerini Hak’ka havale et, onları Allah’tan bil”

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.