Reklam


Azerbaycan Bakü'de Gezilecek Yerler

Kafkas bölgesinin en büyük şehri olma özelliğine sahip olan Bakü Azerbaycan Cumhuriyeti’nin başkentidir. Ülkenin Hazar Denizi kıyısında bulunan Bakü aynı zamanda bölgenin ticaret ve kültür merkezidir.

Bakü liman şehri olması dolayısıyla deniz ticareti için önemli bir konuma sahiptir. Bakü Limanı Hazar Denizi’nin sahip olduğu en büyük liman olup coğrafi konumu itibari ile de Azerbaycan için önemli bir ticaret ağıdır.


Bakü 2000li yılların başında hızla yükselen ekonomisi ile kültürel yatırımların da arttığı bir şehir haline gelmiştir. Bakü için kültürel aktiviteler çok önemli olup kütüphane’den sinema ve sergi salonlarına kadar pek çok kültürel aktivite alanı için yatırım yapılmış ve bunun sonucunda kültür sanat etkinlikleri şehirde hızlı bir artış göstermiştir.

Azerbaycan’ın sanayi ve ticaret merkezi olan Bakü kalabalık bir nüfusa sahip olup hareketli gece hayatı, alışveriş merkezleri ve kültürel aktiviteleri ile de son dönemde turistlerin uğrak noktası haline gelmiştir. Şehirdeki eğlence hayatı ile ilgili bilgileri Bakü Gece Hayatı başlıklı yazımızdan öğrenebilirsiniz.


2000'li yılların başında ekonomik alanda kendini göstermeye başlayan Bakü’nün dünyaya kendini tanıtması 2012 yılında ev sahipliği yaptığı 57. Eurovision Şarkı Yarışması ile olmuştur. Bu dönemde yarışma için gelen ziyaretçilerin ilgisini çeken Bakü 2015 yılında Avrupa Oyunları ve 2016 yılında da Avrupa Grand Prix yani Formula 1 yarışlarına ev sahipliği yapmıştır. Her bir kültürel faaliyette ziyaretçi sayısı artan ve görenleri kendine hayran eden Bakü her yıl daha fazla turisti kendine çekmektedir.


Bakü'nün Kısa Tarihçesi

Bakü tarihi milattan önce 1. Yüzyıla kadar uzamaktadır. Bölgede çeşitli alanlarda yapılan arkeolojik kazılarda çıkarılan tarihi buluntular Bakü bölgesi üzerindeki yerleşimin M.Ö 1. Yüzyıla kadar uzandığını kanıtlamıştır.

Pek çok farklı medeniyete ev sahipliği yapmış olan bölge milattan sonra 8. Yüzyılda Şirvan şah Devleti idaresinde bulunmuş ve bu dönemde pek çok kez Hazarların saldırısına uğramıştır. Bu dönemde yapılmış olan Mardadan Kulesi, Ramana Kulesi ve Nardaran Kulesi Şirvanşah Devleti’nin bölgeye yaptığı katkılardan birkaçıdır.

Hazar Denizi kıyısında ve önemli ticaret yolları üzerinde bulunan doğal güzellikleri ile pek çok devletin ilgisini çeken bölge 16. Yüzyılda Akkoyunlu Devleti yönetimine girmiş daha sonra Akkoyunlu Devleti’nin yıkılması ile Safevi Devletine bağlanmıştır.

Bakü 17. Yüzyılda İran yönetimine geçmiş fakat 19. Yüzyılda Rusya’nın işgaline uğramış ve Rus yönetimine geçmiştir. Bolşevik devriminden bir yıl sonra 1918 yılında bölgede Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti kurulmuş ve Bakü bu cumhuriyetin başkenti olmuştur.


Azerbaycan’ın 1920 yılında Kızıl Ordu tarafından işgal edilmesi ile Bakü Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin başkenti olmuştur. 1991 yılında Sovyetler Birliği dağılana kadar Sovyet Sosyalist Cumhuriyet olarak kalan Azerbaycan bu dönemde Rus kültürü etkisi altında kalmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılması ile 1991 yılında tekrar bağımsızlığını ilan eden Azerbaycan’da Sovyet dönemine ait bütün binalar yıkılmış ve yenileri inşa edilmiştir.


Bakü sert bir iklime sahip rüzgârlı bir bölgedir. Hatta Bakü ismini Farsça Badkube kelimesinden almakta ve Bakü rüzgârların şehri anlamına gelmektedir. İklimi sert ve rüzgârlı olan Bakü tipik bir karasal iklim bölgesidir. Kışları soğuk ve kar yağışlı yazları ise kurak denecek kadar sıcak geçen Bakü için en uygun ziyaret dönemi bahar aylarıdır. Mart sonundan Mayıs sonuna kadar gezginlerin rahatça gezebileceği bir havaya sahip olan Bakü aynı zamanda son baharda da ayrı bir güzel olmaktadır. Eylül ve Ekim ayları yine turistik ziyaretler için oldukça uygundur.

Bakü Ekonomisi

Bakü için 8. Yüzyıldan beri değeri azalmayan temel ekonomik alan petroldür. İkinci Dünya Savaşı sırasında petrol açısından zengin olan toprakları paylaşılamayan Bakü 20. Yüzyılda Dünyanın büyük petrol bölgelerinden biri haline gelmiştir. Bakü 1768 kilometre uzunluğundaki Bakü-Tiflis-Ceylan Boru hattı ile petrol ihracatına devam etmekte ve Azerbaycan ekonomisine en büyük katkıyı sağlayan şehri olmaktadır.

Bakü ekonomisinde petrolün yanı sıra deniz ticareti ve menkul kıymetler borsası da önemli bir yere sahiptir.

Bakü Mutfağı 


Genel hatları ile Türk mutfağına benzer lezzetleri bulunan Bakü mutfak kültürü için safran oldukça önemli ve sık kullanılan bir lezzettir. Hemen her yemekte kullandıkları safran ve diğer baharatlar ile oldukça aromatik tatlara sahip olan Bakü mutfağının başlıca lezzetleri:

Duşbere: Bakü’ye özgü bir börek olan Duşbere kıymalı iç harca sahip oldukça lezzetli bir hamur kızartmasıdır.

Lepeli Dolma: Türk mutfağındaki karnıyarığa benzeyen kavrulmuş etli patlıcan dolmasıdır.

Azeri Plovu: kuzu eti ve tavuk etinin bir arada kullanıldığı bol safranlı ve kestaneli bu pilav da yapımına göre farklılık gösteren başka yemişler de bulunabilmektedir.


Ulaşım ve Konaklama 

Bakü için en çok tercih edilen ulaşım türü uçaktır. Çünkü uçak ile İstanbul’dan yaklaşık üç saatte Ankara’dan ise iki saatten Bakü’ye iniş yapılmaktadır.

Daha az maliyet ile Bakü’ye ulaşmak isteyen gezginler için karayolu ulaşımı oldukça uygundur. Kars üzerinden önce Hopa’ya daha sonra da Batum’a geçerek uzun fakat ucuz bir yolculuk ile Bakü’ye ulaşabilirsiniz.

Bakü başkent oluşu ve turistik bir bölge olmasından dolayı pek çok konaklama seçeneklerine sahiptir. Şehir merkezinde hem her fiyat aralığında otel bulmak mümkündür.

Şirvanşahlar Sarayı


Bölge halkı tarafından İçeri Şeher olarak bilinen Bakü’nün eski yerleşim yerinde bulunan gösterişli saray 15. Yüzyılda Şirvanşah Devleti’nin kurucusu Şah İbrahim Halillullah tarafından inşa ettirilmiştir. Bakü Şirvanşah Devletine başkentlik yaptığı dönemde devletin gücü ve ihtişamını temsilen oldukça görkemli ve büyük inşa edilen saray yakın doğunun en ihtişamlı saraylarından biri kabul edilmektedir.

Büyüklüğü ve görkemli mimari özellikleri ile dikkat çeken sarayda 52 adet oda bulunmakta ayrıca saray sınırları içerisinde büyük bir cami ve şahın ailesi adına yapılmış bir de türbe bulunmaktadır. Ayrıca yine saray sınırları içerisinde sadece şahın ailesinin kullandığı bir hamam da bulunmaktadır.

Saray iki kattan oluşmaktadır. Alt kat tamamen devlet işlerine ayrılmışken diğer kat tamamen şahın ailesine ayrılmıştır. Yine saray içerisinde Keykubad ve Şah mescidi olarak iki bölüm şahın çocuklarının eğitimine ayrılmıştır.

Saray içerisinde Osmanlı Döneminde III. Murat tarafından eklenen Murat Davrazası sarayın mutlaka görülmesi gereken yerlerinden biridir.

Bu görkemli saray 1964 yılında müze olarak ziyaretçilere açılmıştır. Haftanın her günü ziyaretçileri kabul eden müze sabah 10.00’dan akşam 18.00’a kadar hizmet vermektedir.

Kız Kalesi



Bakü ziyaretinde asla ama asla unutulmaması gereken Azerbaycan için sembol haline gelmiş olan Kız Kalesi Hazar Denizi’nin kıyısında eskiden savunma amaçlı kullanılmış olan bir kaledir. İnşa edildiği tarih tam olarak bilinmeyen kalenin Sümerler döneminde yapıldığı tahmin edilmektedir. Kalenin inşa edilme sebebi ile ilgili pek çok efsane bulunmaktadır. Bu efsanelerden en çok bilineni ve bölge halkının en çok dile getirdiği efsaneye göre kral güzeller güzeli kızına aşık olur ve onu diğer erkeklerden korumak kendisinden de kaçmasını önlemek için Kız Kalesini yaptırır ve kızını oraya kapatır. Babasının kendisi ile evlenmek istediğini öğrenen kız kendini kalenin en yüksek yerinden Hazar Denizi sularına atlayarak intihar eder. Halk arasında anlatılan ve tüyleri diken diken eden bu hikâyede ölen kızın bakire olmasından dolayı daha sonra buraya Kız Kalesi ismi verildiği söylenmektedir.

Kız Kalesi sabah 09.00’dan akşam 18.00’a kadar haftanın her günü ziyaretçilerini kabul etmektedir.

Azerbaycan Halı Müzesi



Dokumacılığı ve halılarıyla dünyaca ünlü olan Azerbaycan’ın meşhur halılarının sergilendiği bu müze şehrin merkezinde kolayca ulaşabileceğiniz Bakü’nün en önemli müzelerinden biridir.

Dünyanın ilk ve en büyük halı müzesi olma özelliğine sahip olan müze Azerbaycan’ın ünlü ressamı Letif Kerimov öncülüğünde inşa edilmiş ve 1967 yılında halka açılmıştır.

Halı müzesi içerisinde 6000den fazla halı bulunmaktadır. Özellikle 14. Yüzyıldan 20. Yüzyıla kadar olan dönemde dokunan halıların yoğunluklu sergilendiği müze turistlerin özellikle ilgisini çekmekte ve ziyaretçi akınına uğramaktadır. Bakü ziyaretiniz sırasında mutlaka görmeniz gereken halı müzesi haftanın her günü sabah 10.00’dan akşam 18.00’a kadar açıktır.

Bakü Hayvanat Bahçesi


Hayvanat bahçesi Sovyetler döneminde 1928 yılında kurulmuştur. Hayvanat bahçesinde nesli tükenmekte olan hayvanlar koruma altına alınmıştır. Nesli tükenmekte olan hayvanlarla ilgili nesillerinin devamını sağlamak adına çalışmalar yapılmaktadır.

Hayvanat Bahçesi zooloji, teriologiya, ornitologiya, akvanarium ve terrarium olmak üzere dört bölümden oluşmaktadır. Hayvanat bahçesinde 168’den fazla türde hayvan bulunmaktadır.

Haftanın her günü açık olan Bakü Hayvanat Bahçesi 10.00 ile 19.00 arasında ziyaretçilerini kabul etmektedir.

Ateşgah


Bakü’ye ziyarete gelen gezginlerin mutlaka görmesi gereken yerlerden biri de Ateş Mabedi anlamına gelen Mecusi tapınağı Ateşgah’tır.


Ateşgah da dahil olmak üzere  Dünya üzerinde sadece üç tane Mecusi tapınağı günümüze ulaşabilmiştir. Bakü sınırları içerisinde yer alan manevi gücü yüksek olan bu tapınak şehir merkezine 30 km uzaklıkta bulunmaktadır. Mabedin tam ortasında yanan ateş Mecusi inanışına göre ebediyen yanmalıdır. Eskiden Zerdüşt inanışına sahip insanların gelip ibadetlerini yerine getirdikleri Ateşgah’ın çilehane için ayrılmış bölümü günümüzde müzeye çevrilmiştir. Hala ibadet için kullanılan tapınak Nevruz zamanı ziyaretçiler ile dolup taşmaktadır.

Bakı Bulvarı: Hazar Denizi kıyısında bulunan bulvar Bakü’nün milli park alanıdır. Hazar Denizi’nin mavisini kıyıda yeşil ile birleştirmeyi başarmış bu doğal güzellik alanı büyüklüğü ile Avrupa’da ikinci sıradadır.

Nizami Caddesi


Bakü’de alışveriş ve gece hayatının merkezi olan Nizami Caddesi lüks zevkleri olan ziyaretçilerin ayrılamadığı mağaza ve yemek restoranları ile hem turistlerin hem de şehir halkının ilgi odağı olmuştur.

Azerbaycan Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi


Bakü’nün en önemli müzelerinden olan Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi 1936 yılında kurulmuştur. Müzede sadece Azerbaycan’dan değil Batı Avrupa, Rusya ve Doğu sanatına ait pek çok eser sergilenmektedir. Azerbaycan’ın en büyük sanat müzesi olan Ulusal Güzel Sanatlar Müzesi içerik zenginliğinin yanı sıra ihtişamlı müze binası ile de gezginlerin ilgisini çekmektedir.

Azerbaycan Ulusal Tarih Müzesi


Bakü’nün en büyük müzelerinden biri olan Ulusal Tarih Müzesi 1920 yılında kurulmuştur. İki bölümden oluşan müzenin ilk bölümünde arkeolojik ve etnografik tarihi bulgular sergilenirken ikinci bölümünde ünlü petrol zengini Hacı Zeynelabidin’in yaşadığı ev ziyaretçiler ile buluşmaktadır. Tarih sever gezginlerin mutlaka ziyaret ettiği müze haftanın her günü açıktır.

Bakü Minyatür Kitap Müzesi


Bakü’de oldukça ilgi çekici olan yerlerin başında kuşkusuz Minyatür Kitap Müzesi gelmektedir. Dünyanın ilk ve tek minyatür kitap müzesi olan bu müzede sadece 7,5 cmden küçük kitaplar sergilenmektedir. 71 farklı ülkeden yaklaşık 5700 kitabın sergilendiği müze için giriş ücreti alınmamaktadır.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.