Header Ads


Chicago'da Gezilecek Yerler

Chicago, Amerika Birleşik Devletleri'nin nüfus bakımından en büyük üçüncü şehri olarak karşımıza çıkmaktadır. Rüzgarlı kent olarak da adlandırılan Chicago' ya yolu düşenlerin mutlaka görmesi gerektiği yerleri sizler için derledik.

Illinois eyaletinde, Michigan Gölü'nün güneybatı kıyısında yer alan şehir, 1833 yılında kurulmuştur. Renkli sokakları, gölün kıyısındaki gökdelerinle, parkları ve bahçeleriyle öne çıkan Şikago'nun kardeş şehirleri arasında Türkiye'den Antalya şehri yer almaktadır.

Şehirde turistlerin konaklamak için genelde tercih ettiği oteller, Downtown'dadır. Hilton, Sheraton ve Trump gibi dünyaca ünlü otellerin yanı sıra orta ölçekli konaklama seçeneklerini de bu bölgede bulabilirsiniz. Şehri gezmek için genellikle yaz sezonu tercih edilmektedir. Diğer mevsimlerde Michigan Gölü'nün buzlu soğuğunu iliklerinize kadar hissetmeniz mümkündür.

Chicago' da yer alan birçok müze ve anıtı kapsayan citypass bilet uygulaması bulunmaktadır. Tek bilet alarak 5 farklı müze-anıtı daha uygun ücret ödeyerek gezebilirsiniz.

Cloud Gate (Bulut Kapısı, The Bean)


Millennium Park'ın içinde yer alan yapı, şekli nedeniyle The Bean (Fasülye) adını almıştır. Şehrin en meşhur simgelerinden biri olan bu yapı 2006 yılında heykeltraş Anish Kapoor tarafından tamamlanmıştır.  Sanatçı, bu eserinde şehrin ışıklarını farklı açılardan yakalama şansını bizlere hediye etmektedir.

Önünde binlerce farklı poz vereceğiniz bu yapıt Millennium Park'ın içerisinde olması nedeniyle tamamen ücretsiz olarak günün her saati erişime açıktır. Anıtın yoğun ilgi görmesi nedeniyle hafta içini tercih etmenizde fayda olmakla beraber, gün batımını beklemeniz ışık ve gölge açısından sizlere çok farklı deneyimler sunacağını da sizlere hatırlatmak isteriz.

Willis Tower (Willis Kulesi, Skydeck)


Eski adı Sears Kulesi olan gökdelen 2009 yılında Willis Group' un bölgesel merkez olarak bu gökdelene taşınmasıyla beraber güncel ismini almıştır. Genel olarak gökdelen iş merkezi olarak kullanılsa da şehrin ziyaretçilerine açık olan katları da mevcuttur. Bu kapsamda 103. katta yer alan Skydeck (gökyüzü katı) katı gelen tüm turistlere 360 derece Şikago manzarasını sunmaktadır.  Bu katta bulunana cam kabinlerde şehrin fotoğraflarını çekebilir. Yükseklik korkusu olan arkadaşlarınıza korkutucu sürprizler yapabilirsiniz. ;)

Haliyle turistlerin en çok tercih ettikleri yapılardan biri olması nedeniyle tatil günlerinde ve haftasonlarında uzun kuyruklar oluşmakta olan gökdelene yetişkinler ve 12 yaş üzeri çocuklar için giriş ücreti 23$'dır. Bu ücret gözlem katı girişi ve kısa sürede 103. kata çıkartan asansör kullanımı dahildir. Ayrıca skydeck katında sizlere ve sevdiklerinize hatıra alabileceğiniz hediyelik eşya mağazası hizmet vermektedir.

Millennium Park


Michigan Gölü kıyısında bulunan park, şehrin sembolik buluşma noktalarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır.  Park 2004 yılında hizmete girdiğinden beri birçok etkinliğe ev sahipliği yapmakta ve birçok anıtı da bünyesinde bulundurmaktadır. Grant Park ile yan yana olması  nedeniyle birçok etkinlikle beraber anılmaktadırlar. Eğer hakkını vererek Şikago' da gezinizi tamamlamak istiyorsanız, en az yarım gününüzü bu parka ayırmanızı sizlere tavsiye ederiz.

Jay Pritzker Pavilion


Parkın içinde yer alan Jay Pritzker Pavilion sahnesi yarım daire şeklinde inşa edilmiştir. Burada zaman zaman ücretsiz yararlanabileceğiniz açık hava konserleri ve performans etkinlikleri düzenlenmektedir. 2004 yılında seyircilerine hizmet vermeye başlayan bu yapı toplamda 11.000 kişilik kapasiteye sahiptir. Eğer yaz aylarının şanslı gezginlerindenseniz, hafta sonları düzenlenen bu etkinliklerden birine denk gelebilirsiniz.

Crown Fountain (Crown Çeşmesi)


Çeşme, bütün yüzleri camdan yapılmış karşılıklı duran iki kuleden yer almaktadır. Bu kulelerin ön yüzlerinde yer alan ağızlıktan su püskürtmektedir. Parkın ve şehrin sakinleri ilk başta bu yapıları beğenmemiş olsa da camın arkasında yer alan ekranlardan interaktif videoların oynatılması yapının sanatsal ve eğlenceli bir havaya bürünmesine ve insanların zamanla bu yapıyı kabullenip sevmesini sağlamıştır.

Burada su ekim-mayıs ayları arasında aktif olarak çalışmakta ve ışıklı su gösterileri de düzenlenmektedir. Yorgunluğunuzu atacağınız dinlenme noktanız olabilecek Crown çeşmesinde ayakkabılarınızı çıkartıp, eğlenceli fotoğraflar da çekmeniz mümkündür.

Field Museum of Natural History (Field Doğal Tarih Müzesi)


Kısa adıyla Field Müzesi olarak da bilinen bu müze dünyadaki en büyük ve alanında yetkin müzelerden biridir. Müzede katılabileceğiniz bilimsel programlar dışında,  kapsamlı örnekler ve birinci sınıf koleksiyonlar da yer almaktadır. Bu yüzdendir ki yılda iki milyondan fazla ziyaretçi bu dört sütunlu kapıdan geçmektedir.

Dünyada benzersiz, en eksiksiz ve en iyi korunmuş 67 milyon yaşında olduğu tahmin edilen T-rex fosili, Sue ismiyle bu müzede sergilenmektedir.  Müze Michigan gölü kıyısında, parklar bölgesinin hemen güneyinde yer almaktadır. Giriş ücreti yetişkinler için 36$ olup, üç kattan meydana gelen müzede gezinizi tamamlamak yarım günden fazla zamanınızı alabilir.

Shedd Aquarium (Shedd Akvaryum)


Müzeler Kampüsü bölgesinde bulunan Shedd Akvaryumu, dünyanın en büyük kapalı tuzlu su akvaryumları arasında ilk üçte yer almaktadır.  Burada 1500'den fazla tür yer almakta olup, bunlar: balıklar, deniz memelileri, kuşlar, yılanlar ve amfibilerdir.

1987 yılında ulusal tarihi yerler işaretini alan bu akvaryuma giriş için önceden rezervasyon yapmak mümkün olup, özel programlar için önceden iletişime geçmek mümkündür.

Adler Planetarium (Adler Planetaryumu)


Müzeler kampüsünde yer alan bu müzede astronomi ve astrofizik hakkında çalışmalar yer almaktadır. 1930 yılında Max Adler tarafından kurulan müze, Amerikanın ilk planetaryumu olma özelliğini de taşımaktadır. Chicago'da halkın gezegenleri ve yıldızları gözlemleyebildiği tek yer olan bu yapı, gölün kıyısında olmasıyla da turistleri kendine çekmektedir.

Navy Pier


Michigan Gölü kıyısında yer alan 1 km'den fazla uzunluktaki iskeledir. Burada park, bahçe, dükkan, restoran gibi farklı alanlarda tesisler bulunmaktadır. Herkesi kendine çekebilecek bir nokta bulunmaktadır ki yılda 9 milyondan fazla ziyaretçiye ev sahipliği yapan bu eğlence merkezi Chicago'nun en popüler turistik mekanlarından biridir.

Ayrıca, cruise gemileri ile günlük tekne turlarına katılabileceğiniz gibi lunaparkta eğlenceli vakit geçirebilirsiniz. Şehrin farklı bölgelerinden kalkan  toplu taşıma araçları ile kendinizi kolaylıkla Navy Pier' de bulabilirsiniz.

Museum of Science and Industry (Bilim ve Endüstri Müzesi)


Şehrin güneyinde yer alan Hyde Park semtinde, Jacson Park adasında bulunan müze mimari özelliklerinden dolayı oldukça dikkat çekmektedir.  Apollo 8 uzay mekiği de burada sergilenmektedir. Onun dışında tarihe etki etmiş farklı araçlar da sergilenmektedir.  Alman denizaltısı U-505 ve boeing727 de bu araçlara dahildir.

2009 yılında Chicagonun en büyük ikinci kültürel cazibe merkezi olarak seçilen müzede robotik etkinliklerin yanı sıra interaktif endüstriyel etkinlikler de yer almaktadır.

The Magnificent Mile (The Mag Mile)


Şehrin en büyük alışveriş bölgesinin yer aldığı bu bölgede, orta ve üst düzey birçok ünlü markanın mağazaları yer almaktadır.  Trump Tower gibi ikonik ticari gökdelen ve oteller de yine bu cadde üzerinde bulunmaktadır.

İçinizden çıkan alışveriş canavarını sakinleştirebileceğiniz veya küçük bir mola vermek istediğinizde cadde üzerinde yer alan cafe ve restoranlarda güler yüzlü garsonlar sizleri beklemektedir. Şehrin dünyaca ünlü olan bu caddesinde ufak bir gezinti sizleri de mutlu hissettirecektir.

Art Institute Of Chicago (Chicago Sanat Enstitüsü)


Grant Parkında bulunan müze, 1879 tarihinde kurulmuş ve Amerika'nın en eski  ve en büyük sanat müzeleri arasına girmiştir. Farklı sanatçıların kült eserlerine sahip olan müzede 300.000'den fazla eser kalıcı olarak bulunmaktadır.  Bunun dışında müze zaman zaman özel sergilere de yer vermektedir. Müze ayrıca araştırma enstitüsü olarak çalışmakta ve en büyük sanat kütüphanesine de ev sahipliği yapmaktadır.

Rembrant ve Picasso gibi dünyaca ünlü ressamların eserlerinin sergilendiği müzede aynı zamanda dünyanın farklı yerlerinden gelen tablolara da ev sahipliği yapmaktadır. Müze, Millennium Park'ın güney yakasında yer almakta olup, giriş yetişkinler için giriş ücreti 29$'dır.

2 yorum:

  1. Burayı New York'tan çok daha fazla seviyorum. Kültür ve sanat şehri olduğu için insanları daha samimi geliyor ve akıcı bir hayat var. Yazı da gayet güzel olmuş, teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  2. Sanata biraz ilginiz varsa Chicago Art Museum'u görmeden dönmeyin sakın. En az yarım gün ayırmalısınız bu müzeye. Bir de basketbolla çok ilgili olmasanız bile Chicago Bulls maçına gidin. Sadece basketbol değil şov var adeta!

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.