Reklam


Edirne Gezilecek Yerler

Uzun yıllar Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış olan Edirne Yunanistan’a 6 km Bulgaristan’a ise 18 km mesafede olup Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısıdır.

Trakya Ovası’nın başında yer alan Edirne söğüt ağaçları ve Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerine sahip olması ile hem tarihi hem doğal güzelliğe sahip bir şehirdir.

Edirne iklimsel açıdan yaz kış gezilebilecek bir şehirdir. Yazın çok sıcak olmayan Edirne’de kışın da aşırı soğuklar veya rüzgar görülmez. Yine de Edirne’yi ziyaret edecek olan gezginlerin bahar sonu veya kıştan önce gitmelerini şehrin doğal güzelliklerinin tadına varabilmeleri açısından tavsiye ederiz.

Edirne’de  elverişli iklimi ve verimli toprakları sebebiyle temel ekonomik faaliyet tarımdır. Verimli ovalarında çeşitli tarım ürünleri yetişen Edirne’de en çok tarla tarımı gelişmiştir. Başta buğday, şeker pancarı ve ayçiçeği olmak üzere pek çok meyve ve sebzenin yetiştiriciliği yapılmaktadır. Tarımın yanında ormancılık ve hayvancılık da Edirne’nin ekonomik faaliyetleri arasında yer almaktadır. Son on yıl içerisinde ise sanayi bölge içerisinde büyüme göstermiş bu alana yatırımlar artmıştır.


Gelişen sanayisi veya tarım faaliyetlerinin yanı sıra kültürel etkinlikleri ile de meşhur olan Edirne’de bu etkinliklerden kuşkusuz en çok bilineni meşhur Kırkpınar Yağlı Güreşleri Haftasıdır. Pek çok güreşçinin marifetlerini gösterdiği bu etkinlik her yıl Temmuz ayının ilk haftası gerçekleşmektedir.

Edirne Tarihi

Edirne doğal güzelliklerinin yanında en başta tarihi olarak büyük önem taşımaktadır. Eski çağlarda Trakya bölgesinin tamamı Homeros tarafından ‘zengin topraklar’ olarak tasvir edilmiştir.

 Milattan sonraki dönemlere gelindiğinde ise İmparator Hadrianus tarafından Edirne şehir olarak sınırları çizilmiş ve Hadrianopolis adını almıştır. Bizans için Kostantinopolis’den sonra ikinci önemli kent olan Hadrianopolis Orhan Gazi döneminde Osmanlı Devleti idaresine geçmiştir. I. Murat ile başkent olan Hadrianopolis’in adı Edirne olarak değiştirilmiş ve adeta askeri bir üs haline gelmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethetmesinden bir süre sonra artık başkent olmayan Edirne sultanlar için önemini hiç yitirmemiş adeta ikinci başkent olarak varlığını sürdürmüştür.

Osmanlı Devleti gerilemeye başlayınca kent olarak önemini yitirmeye başlayan Edirne Balkan Savaşları dahil pek çok savaş görmüş ve Türkler ile Yunanların hakimiyet mücadelesi verdiği bir şehir olmuştur.

Ulaşım ve Konaklama

Türkiye’nin hemen her yerinden her firma ile otobüsle aktarmasız olarak ulaşabileceğiniz Edirne’ye İstanbul aktarmalı ile de gitmek mümkündür. İstanbul’a sadece üç saat mesafede olan Edirne İstanbul ve civarında yaşayanların hafta sonu kaçamağı yapabileceği bir şehirdir.


Edirne merkezinde pek çok otel seçeneği bulunmaktadır. Rahat konaklama imkanı sunan bu otellerin yanı sıra özellikle şehir merkezinden uzaklaştıkça daha ekonomik olan küçük otel ve apartlarda konaklamak da mümkündür. Edirne konaklama imkanı açısından gezginlere çok fazla seçenek sunmaktadır.

Edirne Mutfağı


Edirne diyince kuşkusuz hepimizin aklına meşhur ciğer tavası gelmektedir. Şehrin pek çok yerinde yiyebileceğiniz ciğer tavası ile ön planda olan restoranlarının yanı sıra Rumeli mutfak kültürünün hakim olduğu farklı tatları keşfetmek de mümkündür. Ayrıca hala meyhane kültürünün devam ettiği Edirne’de bunun için çok fazla alternatif mekan bulunmaktadır.

Edirne'de Gezilecek Yerler

Uzun süre Osmanlı himayesinde kalan Edirne, bu yönüyle birçok tarihi yapıya ev sahipliği yapmaktadır. Osmanlı dönemine ait camiler ve diğer yapılar, Edirne tarih turizmini oluşturmaktadır. Yaz turizminde Edirne'nin denize kıyısı olan Enez ve Keşan ilçelerinde denize girilmektedir. Bölgede Gökçetepe Tabiat Parkı ve Kent Ormanı olmak üzere doğa turizmine uygun yerler de bulunmaktadır.

Selimiye Cami

Edirne dendiğinde ilk akla gelen yerlerden biri olan Selimiye Cami II. Selim tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır.

Selimiye Camii’nin yapımı 1569 yılında başlamış ve II.Selim öldükten bir yıl sonra 1575 yılında tamamlanmıştır. Mimar Sinan’ın ustalık şaheseri olarak anılan bu muhteşem yapının yarım kubbeleri, kemerli pencereleri ve kasnağın etrafındaki küçük ağırlık kuleleri hepsi kubbenin kavsini vurgulamaktadır. Yapıdaki bu seviyelerden her biri bir üsttekini işaret etmektedir. İlk kez Ayasofya Camisi’nin kubbe çapı büyüklüğünün geçilmiş olması Mimar Sinan’ın Selimiye Cami’nin yapımındaki pek çok başarılarından biridir.

Selimiye Camii külliyesi, Süleymaniye Cami ve İstanbul’daki diğer külliyelerden farklı olarak çok az kuruma sahiptir. Camide Kavaflar Arastanın dışında güneydoğu cephesinde medrese ve güneybatı cephesinde ise darülkurrası bulunmaktadır. Bu yapılar kare biçimli bir avlu etrafında komşu iki kenar boyunca hücrelere sahiptir.



Selimiye Cami içerisindeki medrese Türk ve İslam Eserleri müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Bu müzenin yakınında yer alan Arkeoloji ve Etnografya Müzesi başta Trakya Bölgesi olmak üzere Türkiye’nin pek çok bölgesinden çıkarılmış tarihi buluntulara ev sahipliği yapmaktadır. Müzeler pazartesi hariç haftanın her günü ziyaretçileri kabul etmektedir.

Tarih ve sanat meraklısı gezginlerin mutlaka görmesi gereken yerlerden biri olan Edirne Osmanlı mimarisinin en güzide eserlerine sahip olmakla beraber o ruhu hala muhafaza etmesi ile de özel bir kenttir. Selimiye Cami ziyareti sırasında o dönemin mistik ruhunu içinizde hissederken Edirne’nin yemyeşil manzarasına kendinizi bırakmanızı öneririz.

Cami hakkında daha detaylı bilgi almak için Selimiye Camii Edirne başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Türk İslam Eserleri Müzesi


Edirne'de gezilecek önemli yerlerden biri olan Türk İslam Eserleri Müzesi, Selimiye Camisinin avlusundaki Darül Tedris Medresesi içerisindedir. Medrese içerisindeki 14 farklı odadan oluşan müzede, birbirinden değerli eserler sergilenmektedir.

Müzeyle ilgili detaylı bilgi almak için Edirne Türk İslam Eserleri Müzesi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

II. Bayezid Külliyesi

Engebeli bir araziye kurulmuş olan bu külliye nehrin hemen yanında yeşilliklerin arasında duvarlarla çevrilmiş bir yapıdır. Yüzden fazla kubbeye sahip olan bu yapı 1484 ve 1488 yılları arasında II. Bayezid adına Osmanlı tarihinde pek fazla adını duymadığımız mimar Hayrettin tarafından yapılmıştır.


Büyük bir alana kurulmuş olan külliye içerisinde bir cami, hastane, tımarhane, tıp medresesi, imaret, fırın ve erzak deposu bulunmaktadır.

Edirne merkezde bulunan II. Bayezid Külliyesi haftanın her günü sabah 09.00 ile akşam 17.30 arasında ziyaretçilere açıktır.

Rüstem Paşa Kervansarayı


Mimar Sinan tarafından Kanuni Sultan Süleyman’ın başveziri ve damadı Rüstem Paşa adına yapılan bu kervansarayın yanında yine Rüstem Paşa adına 1559 yılında yapılmış olan Rüstem Paşa Han’ı yer almaktadır.

1972 yılında restore edilen han günümüzde otel olarak kullanılmaktadır.

Üç Şerefeli Camii

Dört minaresi ile Cumhuriyet Meydanında yükselen Üç Şerefeli Cami Edirne’de görülmesi gereken tarihi yerlerden biridir. Adını en yüksek minaresinin üç şerefeye sahip olmasından alan caminin her minaresinin her bir şerefesine ayrı bir merdivenle çıkılmaktadır.


1438 yılında II. Murat’ın emri ile yapımına başlanan cami 1447 yılında tamamlanmıştır. Döneminde Osmanlı’nın en büyük ve görkemli camisi olma özelliğine sahip olan yapı Osmanlı İmparatorluğu’nun ihtişamını gözler önüne sermiştir.

Üç Şerefeli Cami diğer pek çok camiden farklı olarak avlusunun dışarıda olması ile orijinal bir tasarıma sahip tarihi bir yapıdır. Cami, minarelerindeki burmalardan dolayı halk arasında Burmalı Camii olarak da adlandırılmaktadır.

Eski Camii


Yıldırım Bayezid’in büyük oğlu Süleyman tarafından yapımı başlatılan cami Çelebi I. Mehmet tarafından tamamlanmıştır. On bir yılda tamamlanan caminin yapımına 1403 yılında başlanmış 1414 yılında halka açılmıştır. Yapıldığı dönemde büyük öneme sahip olan bu cami yaklaşık 40 yıl sonra yapılan Üç Şerefeli Cami tarafından ikinci plana düşmüş ve Eski Cami adını almıştır.

Estetik kaygı gözetilmeden yapılan cami tarihi bir yapı olması açısından önemini korumaktadır.

Osmanlı Taş Eserleri Sergi Alanı


Edirne merkezde yer alan açık hava müzesi olma özelliğine sahip olan alan Selimiye Cami’nin arka sokağında yer almaktadır. Osmanlı Dönemine ait pek çok mezar taşının sergilendiği küçük bir park niteliğindeki bu açık hava müzesinin etrafında dinlenip bir şeyler içebileceğiniz kafeler de bulunmaktadır.

Edirne Kent Belleği Müzesi


Edirne merkezde Selimiye Cami’nin kuzey batısında yer alan müze Edirne kent tarihini yaşatmak ve aktarmak adına yapılmış Hafız Ağa Konağı restore edilerek oluşturulmuştur.

Edirne Kent Belleği Müzesi haftanın her günü ziyarete açıktır. Müze içerisinde kentin tarihi, kültürü ve yaşam yaşamı adına geniş bilgiler yer almaktadır.

Muradiye Cami


1435 yılında derviş zaviyesi olarak yapılmış olan Muradiye Cami dervişlik geleneği ve tasavvuftan çok etkilenen II. Murat’ın isteği üzerine şehrin merkezindeki bir tepenin üzerine inşa edilmiştir.

İnşa edildiği alan eskiden yemyeşil ağaçlarla çevrili dervişlerin huzur içerisinde kalacağı bir alan iken günümüzde şehrin varoş bölgesi durumundadır.

Tarihi önemini ve derviş geleneğinin sahip olduğu ruhani havayı hala muhafaza eden Muradiye Cami cana yakın görünümü ile ziyaretçilerini kabul etmektedir.

Sarayiçi


Edirne’de mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir başka yer de Sarayiçi’dir.  II. Murat tarafından yapımına başlanan Edirne Sarayı’nın yer aldığı ada olan Saray İçi günümüzde Kırkpınar Yağlı Güreşleri festivaline ev sahipliği yapmaktadır.

Balkan Savaşı Şehitliği

Edirne'nin Saraiçi beldesinde bulunan Balkan Savaşı Şehitliği, Bulgar Savaşı sırasında Bulgarlara esir düşen ve Edirne Sarayiçi’nde aç bırakılarak ölüme terk edilen asker-sivil 20.000 şehidin aziz hatıralarını yaşatmak amacıyla yaptırılmıştır.


Meriç Nehri'nin kenarında yer alan yapı, 14 Ocak 1994 tarihinde açılmıştır. Şehitlikte 12 Blok üzerine 100 subay ve 400 erin adı yazmaktadır. Yapıyla ilgili detaylı bilgi almak için Edirne Balkan Savaşı Şehitliği başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Sweti George Bulgar Kilisesi


Hem yerli hem de yabancı turistlerin Edirne'deki gözde turistik yerlerinden biri olan Bulgar Kilisesi, 1880 yılında şehirde Bulgar asıllı vatandaşların yoğun olarak yaşadığı Kıyık semtine inşa edilmiştir. Osmanlı Tarihi boyunca bünyesinde bir çok azınlığı barındıran bu yer, 2004 yılında tekrar ibadete açılmıştır.

Yapı hakkında detaylı bilgi almak için Edirne Bulgar Kilisesi başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Edirne Büyük Sinagogu

Avrupa'nın en büyük dünyanın ise üçüncü büyük sinagogu olarak bilinen Edirne Büyük Sinagogu, 1492 yılında Avrupa'daki baskılardan kaçarak Osmanlı'ya gelen Seferad Cemaati tarafından inşa edilmiştir. 1905 yılında çıkan yangında sinagogu yanmıştır. 1907 yılında ise Osmanlı padişahı II. Abdülhamit’in fermanı ile yeniden inşaat edilerek hizmete açılmıştır.


1983 yılına kadar ibadethane olarak kullanılan yapı, uzun süre terk edilmiş vaziyette kaldıktan sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2010 yılında restore edilmiş ve 26 Mart 2015 tarihinde devlet temsilcileri ve Yahudi cemaati fertlerinin katılımı ile yeniden hizmete açılmıştır. Sinagog hakkında detaylı bilgi almak için Edirne Büyük Sinagogu başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Erikli Halk Plajı

Edirne'nin denize kıyısı olan iki ilçesinden Keşan'da yer alan Erikli Halk Plajı, Edirne'de denize girilecek yerlerden biridir. Saros Körfezi'nde yer alan plaj, 2014 yılında temizliğiyle mavi bayrak almıştır.


3 kilometre uzunluğunda ve 30-40 metre genişliğinde olan Erikli Halk Plajı'nın yanı sıra bölgede Yaylaköy ve Danişment Sahili, Kum Ocakları Plajı gibi çeşitli alternatif plajlar da bulunmaktadır. Bölge hakkında detaylı bilgi almak için Erikli Halk Plajı başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Gökçetepe Tabiat Parkı

Edirne'nin Keşan ilçesinde, Saros Körfezi'nin doğa güzelliklerinden biri olan Gökçetepe Tabiat Parkı, özellikle yaz aylarında İstanbul ve çevre illerden gelen ziyaretçiler nedeniyle çok kalabalık olmaktadır.


Kartur tarafından 40 yıllığına kiralanarak ziyaretçilere hizmet vermeye devam eden Gökçetepe Tabiat Parkı'nda çadır kamp alanı, paravan kampı, restoranlar, kafeler, duş yerleri, plajlar ve organik gıda pazarı gibi yerler bulunmaktadır. Bölge hakkında daha fazla bilgi almak için Gökçetepe Tabiat Parkı başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.

Edirne Kent Ormanı


Şehir merkezine iki kilometre uzaklıkta yer alan Edirne Kent Ormanı, Meriç Nehri kıyısında şehrin kaçış noktalarından biridir. Farklı türlerde ağaçların bulunduğu Kent Ormanı'nda hazır mangal keyfi, market hizmeti, kasap reyonu, eğlence alanları ve hazır piknik alanlarından yararlanılabilmektedir. Bölge hakkında detaylı bilgi için Edirne Kent Ormanı başlıklı yazıya göz atabilirsiniz.

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi


Edirne'de gezilecek müzelerden biri olan Arkeoloji ve Etnografya Müzesi, şehir merkezinde yer almaktadır. İki kısımdan oluşan müzenin etnografya seksiyonunda 94 yıl boyunca Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapan Edirne'nin kültürel tarihine dair birçok materyal bulunmaktadır. Arkeoloji kısmında ise paleontolojik döneme ait fosillerden, milattan öncesine dair bölgeden çıkartılan tarihi eserler sergilenmektedir.

Müze hakkında detaylı bilgi almak için Edirne Arkeoloji ve Etnografya Müzesi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.