Reklam


Denizli'de Gezilecek Yerler

Denizli gezilecek yerler listesini hazırladığımız bu yazıda, Denizli'deki turistik yerleri derledik. 1 milyonu aşan nüfusu ve tekstil sanayisi ile Türkiye'nin en kalkınmış şehirlerinden biri olan Denizli, Ege ve Akdeniz arasında bir geçiş noktası olma özelliği taşımaktadır.

Türkiye’nin 20. Kalabalık şehri konumunda bulunan, Eğe Bölgesi’nin güney kısmında yer alan Denizli; gerek tarihi, gerekse de turistik açıdan oldukça zengin bir kentimizdir. Meşhur horozu ve tekstil ürünleri ile nam salmış olan Deniz; Pamukkale Travertenleri ile de dünyada ün yapmayı başarmıştır. Ege ile Akdeniz’i bağlayan bir geçit konumunda olması özelliği ise bu şehri daha özel bir hale getirmiştir. Gezilip görülecek yerleri saymakla bitiremeyeceğimiz Denizli’deki tarihi ve turistik değerler hakkındaki bilgileri bu yazımızda bulacaksınız.

Deniz seviyesinden yüksekliği 219 metre olan Denizli, tekstil ürünlerinin yanında ünlü Denizli horozu ile de öne çıkmaktadır. Leblebi denildiği zaman akla ilk olarak Çorum gelse de Türkiye'nin leblebi ve leblebi ürünlerinin ihtiyacının %85'i Denizli'nin Serinhisar ilçesi tarafından karşılanmaktadır.

Pamukkale Travertenleri



Denizli’nin dünyaca ünlü yapısı olarak dikkat çeken Pamukkale Travertenleri, Denizli’yi gezecek olanların mutlaka görmeleri gereken yerlerin başında geliyor. Çeşitli etkenlere ve kimyasal tepkimelere bağlı olarak meydana gelen travertenler; Denizli’deki bu doğal güzelliğin ve eşsiz manzaranın oluşmasını sağlamıştır. Pamukkale’de yer alan termal kaynaklar neticesinde meydana gelen bu eşsiz manzara, 17 adet sıcak su alanının da bu bölgede toplanmasına yardımcı olmuştur. Kaynaktan çıkan termal su; yaklaşık 300 metre uzunluğa sahip bir kanal yardımıyla travertene ulaşmaktadır. Bir kısmı traverten içerisinde kayalıklardaki boşluklara akmakta ve ortalama 250 metrelik bir alana yayılmaktadır. Oluşan sertleşme neticesinde de bu doğal güzellik açığa çıkmaktadır.

Bu yapılarında üzerinde insanların gezmeleri, yumuşak kıvamda olan kalsiyum karbonatlar yer aldığı için uygun görülmemektedir. Bu arada travertenlere de termal su kontrol dahilinde verilmektedir ve bu da belli bir plana göre uygulanmaktadır. Böylece oluşabilecek olan olumsuz durumlar da ortadan kaldırılmaktadır. Pamukkale travertenlerinin üzerinde göze hoş gelen o beyaz görünüm ise tam bir doğa harikasıdır ve bu beyazlık hava şartları, ısı kaybı ve akış hızı neticesinde kendiliğinden oluşmaktadır.

Detaylı bilgi için Denizli Pamukkale başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Pamukkale Antik Havuz



23 yüzyıllık tarihi ile dikkat çeken Pamukkale Antik Havuzu; günümüzde dahi insanların girip yüzebilecekleri bir mekan olarak öne çıkıyor. 23 yüzyıllık tarihi olan, günümüze kadar ulaşsa dahi içerisinde yüzülmesine izin verilen başka bir havuz daha yok. Zaten UNESCO koruması altında olan bu antik havuz; diğer adıyla Kleopatra Havuzu olarak da adlandırılıyor. Milattan önce 2. Yüzyılda inşa edilmiş olan ve Hierapolis kentinde konumlanmış olan Pamukkale Antik Havuz olarak günümüzdeki adını muhafaza etmektedir. Pamukkale Travertenleri’ne yakın bir konumda olan ve hemen yukarı kısmında yer alan Kleopatra Havuzu; Denizli’ye gezmeye gidenlerin mutlaka yaşamaları gereken bir deneyimi de karşılarına çıkarıyor. Buraya gidip de yüzmeden buradan çıkmak olmaz herhalde. Siz de burayı gezip gören insanlar gibi mayolarınızı giyin ve bu antik havuzda kısa bir süre de olsa yüzmenin keyfine varın. Zaten göreceğiniz eşsiz güzellik karşısında kendinizi yüzmekten de alıkoyamayacaksınız.

Denizli merkezinden yaklaşık 20 km uzaklıkta olan ve Pamukkale Travertenlerine oldukça yakın bir konumda bulunan Pamukkale Antik Havuza kolayca o bölgeye giden araçları kullanarak ulaşabilirsiniz. Kendi aracınızla da yoldaki Pamukkale/Hierapolis tabelasını takip ederek ulaşım sağlayabilirsiniz. Havuzun oluşumunda termal suların etkisinin olduğu bilinmekte ve tarihte de bu şekilde anlatılmaktadır. Bir deprem sonucu açılan çukura dolan termal sular; bu antik havuzun oluşmasını sağlamıştır.

Ağlayan Kaya Şelalesi



Diğer adı Sakızcılar şelalesi olan bu doğal güzellik; Denizli’nin en eski yapılarındandır. Ziyaretçilerin Denizli’de en çok ilgi gösterdikleri mekanlardan olan Ağlayan Kaya Şelalesi; özellikle alabalık tatmak ve buradaki temiz havayı teneffüs etmek için büyük bir fırsattır. Yeşil ile suyun iç içe olduğu, tam bir doğa harikası olan Ağlayan Kaya Şelalesi; Denizli’yi gezmeye gidecek olan kesinlikle görmeleri gereken muazzam bir güzelliğe sahiptir.

Sakızcılar olarak da adlandırılan bu şelalenin ağlayan bir kayayı andıran görüntüsü ise; turistleri kendisine hayran bırakmaktadır. Sırf bu görüntüyü görmek için bile uzaklardan kalkıp Denizli’ye gelen yerli ve yabancı birçok turist var. Özellikle de Yaz mevsiminde Ağlayan Kaya Şelalesi’ne akın ediliyor desek yeridir. Ayrıca şelale etrafına konumlanmış olan tesis ise; oturup biraz soluklanmak, eşsiz alabalıkların tadına bakmak için müthiş bir ortamı karşınıza çıkaracak. Denizli’deki bu muazzam güzelliği daha da görkemli hale getirmek için yapılan tesisin bundan 40 yıl kadar öncesinde kurulduğu söyleniyor. Doğallıktan yana yapılan tasarım ise; bu eşsiz güzelliğin orijinal halini bozmamıştır. Özellikle yazın sıcak günlerinde serinlemek ve soğuk suya girerek vücudunuzu daha dinç bir hale getirmek için Sakızcılar(Ağlayan Kaya) Şelalesi’ni tercih edebilirsiniz.

Keloğlan Mağarası


Denizli’nin tarihi kültürünü yansıtan Keloğlan Mağarası; mutlaka burada gezilmesi ve görülmesi gereken yerler arasındadır. Turizm amaçlı olarak kullanılan ve Denizli’nin eski dönemlere ait tarihi dokusunu üzerinde taşıyan Keloğlan mağarası; 1970’li yıllarla birlikte kullanıma açılmıştır. Bir dönem tartışmalara konu olan ve o döneme kadar kimsenin gezip görmediği bir yer olarak unutulmaya yüz tutan bu mağara, daha sonra turizme açılarak, insanların bu tarihi dokuyu tatması adına büyük bir fırsat olmuştur. Denizli valiliği ve Dodurga Belediyesi ortak çalışmalar ile birlikte bu mağarayı turistlerin yakından görebileceği bir mekan olarak restore etmiş ve bugünkü halini almasında önemli adımlar atmışlardır.

Turizme açılan 14 mağara arasında olma özelliği gösteren Keloğlan Mağarası; bunlar arasında da en etkileyici olanı olarak dikkat çekmektedir. Denizli’nin Dodurga kasabasında bulunan mağara; 150 metre uzunluğa sahip, oldukça büyük bir alandadır. Fosil tarzı bir mağara olan bu yerde; birçok sarkıt ve dikit görmek de mümkün. Damlataşları, sarkıt ve dikitler, mağaranın eşsiz bir güzelliğe kavuşmasında büyük bir paya sahiptir. Mağaranın en çok dikkat çeken özelliği ise; içerisinde bir yarasa kolonisi barındırıyor olmasıdır. İçeriye girerken onları rahatsız etmeden hareket etmenizde fayda var. Bu arada mağara 7/24 kameralar tarafından da izlenmekte ve bu şekilde turistlerin her türlü güvenliği sağlanmaktadır. Mağarada meydana gelebilecek olan kazalara karşı hazırda bekleyen bir sağlık ekibi de mevcut.

Detaylı bilgi için Denizli Keloğlan Mağarası başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Acıpayam Yazır Camii


Denizli’nin Acıpayam ilçesinde yer alan ve aynı adı taşıyan Yazır Camii; 200 yılı aşkın tarihi ile önemli kültürel miraslardandır. Tarihin dokusunu üzerinde taşıyan ve 1801 yılında inşa edilmiş olan bu cami; 13. Yüzyılda ağaç direkli bir ibadet yeri olarak da kullanılmaktaydı. Yani tarihin çok eski dönemlerinden beri bu mekanın kendisine yer edindiğini söylememiz mümkün. Dönemin süslemeleri ile en güzel şekilde motife edilmiş olan bu cami; farklı süslemeleri içeren eşsiz panolarıyla görenleri oldukça memnun etmekte. Natürmort eserlerin sergilendiği ve bu şekilde motiflerin kullanıldığı resimler; insanın adeta içini açıyor.

Dikdörtgen bir plan üzerinde kurulu olan Acıpayam Yazır Camii; giriş kapısında yazılı olan bilgiye göre Hacı Ömer Efendi tarafından yaptırılmıştır. Bazı kaynaklarda 1801 olarak geçse de; kapıda yazan kitabe yapım tarihi 1797 olarak belirtilmektedir. Altında 10 tane müstakil ahşabın yer aldığı dikdörtgen şeklindeki bu cami; 13. Yüzyılda ağaç direkli bir ibadet yeri olarak kullanıldığından, o döneme ait kalıntıları da bünyesinde barındırmaktadır. O dönemde Selçukluların hüküm sürüyor olması; Selçuklu Devleti dönemindeki camileri anımsatan hoş bir yapının oluşmasında da önemli bir paya sahiptir. Zengin süslemeleri ve eşsiz motifleri ile dikkat çekici bir konuma sahip olan camide; perspektif çalışmaları ve minyatür tarzı resimler de etkisini gösteriyor. Cami, Acıpayam gezilecek yerler listesinde önemli bir yere sahip.

Tripolis Antik Kenti


Denizli ilk merkezine yaklaşık 40 km uzaklıkta olan Tripolis Antik Kenti; eski çağları günümüze taşıyan en önemli mimarilerden bir tanesidir. Denizli’ye gidenlerin asla görmeden geri dönmemeleri gereken bir yer alan Tripolis Antik Kenti; Buldan ilçesine bağlıdır. Menderes Nehri ve Yenicekent Kasabası arasındaki yamaçta kurulu olan bu tarihi mekan; İç Anadolu ve Akdeniz’e de ulaşımın kolaylıkla sağlandığı bir antik kent olarak günümüzde kendisine yer edinmiştir. Bazı kaynaklara göre ilk adının Apollonia olduğu söylense de; Tripolis Antik Kenti ile alakalı kesin bir bilgiye rastlanılmamıştır. Lidya Devleti zamanında kurulan bir antik kent olduğu ise rivayetlerde sıkça dile getirilmiştir.

Antik dönemlere tanıklık eden Tripolis Antik Kenti; ulaşım, tarım ve ticaret açısından önemli bir merkez konumundadır. Geçmişten günümüze büyük bir öneme sahip olan bu antik kenti görmek için yurtdışından bile hatırı sayılır bir turistin akın ettiği görülmektedir. Lidyalar döneminde kurulmuş bir kent olduğu söylense de; Roma ve Bizans mimari yapılarına ait kalıntıların burada yer aldığı aşikardır. Bu dönemlere ait mimari yapıların yer alması; Tripolis Antik Kenti’nin önemini daha da arttırmaktadır. Antik kent ile alakalı çalışmalar 21. Yüzyıla kadar ulaşmıştır. Daha önce 1993’te kazı çalışmalarının başlatıldığı bu kentte; son olarak 2007 yılında da bir kazı çalışması gerçekleştirilmiştir. Tripolis Antik Kenti’nde; Grek tarzında Yunan kültürünü anımsatan bir tiyatro, tiyatronun 200 metre yakınında bir hamam ve hamamın yakınlarında da bir şehir binası vardır. Kale ve surlarla etrafı çevrili olan bu antik kent; çeşitli su kanallarına da sahiptir. Zengin mirası ile eski çağları günümüze taşıyan ve farklı kültürleri bir arada barındıran Tripolis Antik Kenti mutlaka yakından görmelisiniz.

Bağbaşı Yaylası ve Teleferik Keyfi


Yayla havası almak ve doğa ile iç içe olmak isteyenler için Denizli Bağbaşı bulunmaz bir fırsat olacak. Zeytin yaylası olarak ön plana çıkan ve hakiki zeytin, zeytinyağı tadına bakmak isteyenler; eşsiz bir manzara eşliğinde bu lezzetlerin tadına bakabilirler. Yerli ve yabancı turistlerin Denizli’ye gittikleri zaman mutlaka uğradıkları bir yer olan Bağbaşı; teleferik ulaşımıyla da dikkat çekiyor. Bağbaşı’ndan kalkacak olan teleferik ile birlikte, kentin doğal güzelliğini 400 metre yukarıdan seyredecek ve ardından buradaki zeytin yaylasına ulaşacaksınız. Ortalama 2 kilometre kadar teleferik ile keyifli bir yolculuk geçirdikten sonra; eşsiz bir manzaranın size vereceği haz ile birlikte kendinizi zeytinliklerin arasında bulacaksınız.

Bağbaşı yaylasında yer alan Bungalov evler ve çadırlar; turistlerin burada konaklamaları için büyük bir fırsat. Buraya günü birlik gelmek yerine, bu doğal güzelliğin tadını birkaç gün boyunca çıkarma fırsatı da karşınıza çıkacak. Yaylada yer alan kaliteli tesislerde dilediğiniz gibi vakit geçirebilir, Denizli vatandaşları ile bu yaylada samimi sohbetler kurabilirsiniz. Bu arada kışın bembeyaz bir örtü ile kaplanan Bağbaşı yaylası; yazın olduğu kadar bu mevsimde de yine sıkça ziyaret edilen yerlerin başında geliyor.

Güney Şelalesi


Denizli’nin Güney İlçesi’ne bağlı olan ve yaklaşık 4 km güneyindeki Menderes Nehri kenarında konumlanmış olan Güney Şelalesi; Denizli’nin eşsiz doğal güzelliklerinden sadece bir tanesidir. Denizli’ye olan 70 km uzaklığı can sıksa da; ulaşımın pek de zor bir şekilde sağlanmadığı ve bu bölgeye gelen araçlar ile kolaylıkla erişilen bir mekan olarak dikkat çektiği görülmektedir. Birinci derece SİT alanı olarak kabul edilen Güney Şelalesi; tabiri yerinde ise adeta cennet bahçesini anımsatıyor.

Güney ilçesinin yaklaşık 3 km uzağında yer alan bir dağın yamaçlarından açığa çıkan su sonucu oluşan şelale; Denizli’nin bu ilçesi ile aynı adı taşımaktadır. Büyük Menderes’e 20 metre kadar yüksekten dökülen bu şelale; çeşitli kalkerlerin oluşmasına da neden oluyor. Bir gün boyunca hiç sıkılmadan vakit geçirebileceğiniz bu şelaleyi bir de gün doğumunda izlemenizi tavsiye ediyoruz. Bu eşsiz manzara adeta içinizi ısıtacak ve hayata daha pozitif bir bakış açısı ile bakmanıza yardımcı olacak. Şelalenin yıllar süren akıntısı beraberinde sarkıt ve dikitleri ile ün yapmış olan Damlataş Mağarası’nın oluşumuna da önemli bir katkı sağlamıştır.

Detaylı bilgi için Denizli Güney Şelalesi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Karahayıt Kaplıcaları


Denizli’nin termal kaplıcaları arasında yer alan Karahayıt Kaplıcaları; adını kasabadan almaktadır. Pamukkale kaynağına benzeyen yapısı ile birlikte çıkan suyun sıcaklığının 560 dereceye kadar çıktığı görülmektedir. Minimum sıcaklık ise 400 derece olarak ölçülmüştür. Bu kaplıcanın bir özelliği ise; içme suyu olarak da kullanılabilir olmasıdır. Bu da Karahayıt Kaplıcaları’nın daha özel bir konuma ulaşmasında önemli bir faktördür. Sindirim sistemi, mide, karaciğer ve daha birçok farklı rahatsızlığa iyi gelen bu kaplıcanın içme suyu; insan sağlığı açısından büyük bir öneme sahiptir.

Termal yapısı ve içme suyu olarak kullanılabilmesi özelliği ile Denizli’nin Karahayıt kasabasında bulunan bu kaplıcalar; Ege Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar neticesinde de birçok hastalığa şifa kaynağı olarak belirlenmiştir. Sırf bu yüzden bile Denizli’ye gelerek, şifa bulmak için Karahayıt Kaplıcaları’nı gören birçok insan var. Tatil yapacaklar için özel bir yerde konumlanması da bu kaplıcaları oldukça cazip bir durak haline getirmiştir. Güney Şelalesi, Loadikya Antik Kenti ve Pamukkale Travertenleri ile yakınlığı; insanların buraya kadar gelmişken, bu önemli tarihi yerleri görmelerine de yardımcı olmaktadır.

Tekkeköy Kaplıcası


Tekkeköy Kaplıcası; Denizli’nin Sarayköy ilçesine bağlı olan Tekke Köyü’nden adını alan bir kaplıcadır. Şifalı suların yer aldığı bu kaplıca; derdine deva arayanlar için de güzel bir fırsat olacak. Hem tatil yapmak, hem de kaplıcada şifa bulmak amacıyla buraya gelenler; Tekkeköy’ün eşsiz manzarasını da karşılarında bulacaklardır. Yıl içerisinde birçok turistin bu kaplıcayı tercih ettiği ve yılın belli dönemlerinde buranın adeta dolup taştığı görülmektedir.

Sarayköy’e 20 km uzaklıkta yer alan Tekkeköy Kaplıcası; ulaşımı da oldukça kolay bir konumdadır. Böylece insanlar buraya ulaşmak ve burayı gezip görmek konusunda zorluk çekmemektedir. Tarihi değerleri de bünyesinde barındıran bu kaplıcada; Roma dönemine ait hamam, havuz ve soyuma odaları yer alıyor. Şifası ile ün yapan bu kaplıcanın özellikle romatizma hastalığına da birebir olduğu

da ifade ediliyor. Çeşitli kadın hastalıkları ve idrar yolu enfeksiyonu konusunda da Tekkeköy Kaplıcası ün yapmıştır.

Servergazi Türbesi


Türkiye’nin farklı bölgelerindeki türbeleri tek tek dolaşarak, dua eden ve Allah’tan isteklerini dile getirenler; Denizli’deki Servergazi Türbesi’ni de ziyaret etmeliler. Kolay bir şekilde ulaşım sağlanan bu türbe Denizli’nin merkezinde yer alıyor. 1210 yılında Denizli’nin fethi sırasında inşa edilmiş olan Servergazi Türbesi; adını o dönemin ünlü Selçuklu komutanından almıştır.

Yeşilköy yakınlarında, Denizli Merkez ilçesinde, insanların direkt olarak ulaşabilecekleri Servergazi Türbesi; mimarı açıdan o dönemin kültürünü de orijinalliğini kaybetmeden yansıtmaktadır. Bu şekilde muhafaza edilmiş olması; tarihi kokuyu içerisine çekmek isteyenler için de bulunmaz bir fırsattır. 1200’li yıllara ait olan yapıların yer aldığı türbe; Denizli’de birkaç dakikanıza ayırarak görmeniz gereken mekanların başında geliyor.

Çizmeli Kaplıcaları


Birçok ünlü kaplıcası ile gerek şifa arayan, gerek sıcak sularda rahatlamak isteyenlerin uğrak yeri olan Denizli ilinde; Çizmeli Kaplıcaları da bulunuyor. Zengin termal su kaynağına sahip olan bu kaplıcalar; diğer adıyla Yenice kaplıcaları olarak da bilinmektedir. Denizli’nin Buldan ilçesine yaklaşık 16 kilometre mesafede olan bu kaplıca; kalp ve damar tıkanıklığı, karaciğer yetmezliği, çeşitli deri hastalıkları ve romatizma gibi birçok hastalığa da iyi gelmektedir. Sırf bunun için bile yılda binlerce turist bu kaplıcaları tercih etmektedir.

Tripolis Antik Kenti’ne yakınlığı ile bilinen ve bu antik kentin kalıntıları arasından geçilerek gidilen Yenice Kaplıcaları; özel aracınıza olmasa bile, Buldan’dan kalkan otobüsler ile rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz.

St. Philippe Martyrion Kilisesi


Bölgedeki tarihi kalıntıların en eskilerinden olan St. Philippe Martyrion Kilisesi; M.S. 4. Yüzyılın sonlarında Hıristiyanlığı bu bölgede yaymak amacıyla yaptırılmıştır. Hierapolis Antik Kenti’nin kuzey bölümünde yer alan bu kilise; Denizli’ye tarihi açıdan ayrı bir hava katmaktadır.

St. Philippe; İsa’nın 12 havarisinden bir tanesi olarak Denizli’ye gelerek, burada Hıristiyanlığı yayma amacı içerisine girmiştir. Ancak burada öldürülmüştür ve amacına ulaşamadan hayata gözlerini yummuştur. Daha sonra 4. Yüzyılın sonlarında Aziz Philippe için Martyrion tarafından bu kilise inşa edilmiştir. Bu arada rivayetlere göre St. Philippe’in mezarı da bu kilisede yer almaktadır. Hierapolis’in en eski ve mutlaka görülmesi gereken yapılarından olan St. Philippe Martyrion Kilisesi; tarihin kalıntılarını üzerinde taşıyan yegan eserlerden bir tanesidir.

Bayram Yeri Meydanı


Bayram Yeri Meydanı; Denizli’nin en kalabalık ve en çok ilgi gören meydanı olarak dikkat çekmektedir. Etrafında yer alan restoran, kafe, mağaza, alışveriş yerleri ile birlikte turistlerin hediyelik bir şeyler almaları ve biraz nefeslenmeleri adına bu ünlü meydan; Denizli’ye gidildiği zaman ilk görülmesi gereken yer olarak öne çıkıyor. Belediyenin desteği sayesinde sürekli gelişen bir meydan olan Bayram Yeri Meydanı; tarihte de çok önemli bir konuma sahiptir. Yunanlar İzmir’i işgal ettiği zaman, İzmir

dışında kurtuluş meşalesinin fitilinin ilk olarak ateşlendiği yer bu meydandır. Bu özelliği tarihi açıdan duygularımızı kabartan bir olay olarak Denizli’nin önemini de açığa çıkarmaktadır.

Denizli Milli Mücadele Günü olarak her sene 15 Mayıs’ta Bayram Yeri Meydanı’nda organizasyon düzenlenmektedir ve bu mühim gün anılmaktadır.

Akhan Kervansarayı


Birçok tarihi ve turistik değeri ile ünü ülke sınırlarını aşmış olan Denizli’de; Akhan Kervansarayı da, kazanılan bu ünde büyük pay sahibidir. Şehir merkezine yakınlığı ile bilinen Akhan Kervansarayı; Selçuklu dönemine ait bir yapıdır. 13. Yüzyılda Selçuklu komutanlarından Kara Sungur tarafından yaptırılmış olan bu kervansaray; önemli bir ticaret merkezi olarak yıllarca hükmünü sürdürmüştür. Beyaz kesme taşlarla süslenmiş olan yapısı, günümüze de bu kadar sağlam bir şekilde ulaşmasında büyük bir rol oynamıştır.

Akhan Kervansarayı 2 farklı bölümden meydana gelmektedir. Bir açık, bir de kapalı bölümü ile öne çıkan bu kervansaray; avlu kısmında yer alan geometrik şekilli süslemeler sayesinde dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştır. Denizli’ye gelen ve buranın tarihi kokusunu içine çekmek isteyenlerin mutlaka gezip görmeleri gereken bir yapıdır.

Denizli UFO Müzesi


Denizli UFO Müzesi; daha önce İstanbul’da açılan müzenin Denizli’ye taşınmasıyla birlikte bu adı almıştır. İlk olarak bundan 15 yıl kadar öncesinde İstanbul açılmış olan UFO Müzesi; 3 yıl kadar sonrasında Denizli’ye taşınmıştır. Şehrin turistik değerine önemli bir katkı sağlayan ve büyük bir merak uyandıran bu müzeye her yıl on binlerce kişinin akın ettiği gözlemleniyor.

Sırasıyla Amerika, Japonya ve İngiltere’den sonra dünyanın 4. UFO müzesi olması özelliği; Denizli’ye doğal olarak ayrı bir hava getirmiştir. 4. Uluslararası UFO Müzesi olarak dikkat çeken bu müze sayesinde şehrin turistik değeri daha da artmıştır. Bu arada Avrupa’da açılan ilk UFO Müzesi olma özelliğine de sahip olan Denizli UFO Müzesi’nde; dünya UFO tarihi hakkında bilgiler verilmektedir. Ayrıca hayvan ve insan kaçırma olaylarından mutasyona ve uçan daire düşmelere kadar birçok konuda canlandırmalar da mevcuttur.

Denizli'deki UFO Müzesi, müzenin kurcusu ve sahibi Funika Holding Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Sözkesen'in intihar etmesinden sonra kapanmıştır.

Kaklık Mağarası


Eğer daha çok manzara düşkünü biriyseniz ve Denizli’ye yolunuz düştüyse; o zaman Kaklık Mağarası tam da size göre. Tıpkı Keloğlan Mağarası gibi eşsiz bir güzelliğe sahip olan Kaklık Mağarası; Denizli Honaz ilçesinde yer alıyor. İçerisinde büyük bir traverten oluşumunun yer alması; görenleri hayran bırakmaya yetiyor de artıyor. Mağaranın kuzey kısmında ise; küçük şelaleler görselliği tavan noktasına çıkarıyor.

Kaklık Mağarası’nın şifalı sulara sahip olduğu da dile getiriliyor. İçerisinde yer alan kükürtlü suların, cilde iyi geldiği ve ciltte meydana gelen sorunları ortadan kaldırma konusunda insanlara ciddi fayda sağladığı söylenmektedir. Denizli’deki birçok tarihi ve turistik beldeye yakınlığı ise; burayı cazip bir seçenek haline getirmektedir.

Detaylı bilgi için Denizli Kaklık Mağarası başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Laodikya Antik Kenti


Denizli’nin en önemli ilçesi olan Pamukkale’de yer alan Laodikya Antik Kenti; inşa edildiği zamandan beri en büyük ticaret merkezlerinden birisidir. Batı Anadolu’nun en büyük finans merkezi olma özelliği gösteren bu antik kent; uzun yıllar boyunca Denizli ilinin tekstil konusunda ciddi başarılara imza atmasında ciddi rol oynamıştır. Laodikya Antik Kenti; Denizli’de tekstil alanındaki çalışmaların 2000’den daha uzun bir süre önce başladığını da kanıtlar nitelikte kalıntılara sahiptir.

Dönemin en zengin antik kentlerinden olan Laodikya Antik Kenti; Helenistik dönemde Suriye kralının eşi tarafından kurulmuştur. Adını da Suriye kralı olan Antiochus’un karısından almıştır. Dönemin önemli finans ve ticaret merkezi olarak dikkat çeken Laodikya Antik Kenti’nde; Pamukkale Üniversitesi tarafından günümüzde halen kazı çalışmaları yapılmaktadır. Tarihi kalıntılara hayran olanların ve doğal güzellik arayanların yakından görmeleri gereken bir yer olarak Denizli’de karşımıza çıkıyor.

Detaylı bilgi için Denizli Laodikeia Antik Kenti başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Honaz Dağı Milli Parkı


Honaz Dağı Milli Parkı; Denizli’nin Honaz ilçesine bağlı bir parktır. Adını ilçeden almış olan bu park; zengin bitki örtüsü ile doğal manzarayı, eşsiz bir boyutta insanların karşısına çıkarıyor. Botanik ile uğraşanların bu bölgeye bu yüzden ciddi manada akın ettiği biliniyor. 1000’e yakın farklı bitkinin yer aldığı bu parkta; yaban domuzu, tilki, tavşan, sansar gibi hayvan türleri de insanların yakından görmeleri açısından yer alıyor. Honaz Dağı Milli Parkı’nı diğer parklardan ayıran bu özellik; doğal olarak turistlerin de ilgisini çekiyor. Temiz hava ile iç içe olmak, hayvanları yakından görmek, farklı bitkileri incelemek ve tamamen oksijen dolu bir gün geçirmek için Denizli’ye yolunuz düşerse birkaç saatliğine dahi olsa buraya uğramayı ihmal etmeyiniz.

Detaylı bilgi için Denizli Honaz Dağı Milli Parkı başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Colossae Antik Kenti


Honaz ilçesinde yer alan milli parktan sonra Colossae Antik Kenti de yine Honaz’ın önemini arttırıyor. Şehir merkezine 25 km mesafede olan bu antik kent; Honaz’a ise oldukça yakın bir konumda. Ulaşımın pek de zor olmadığı ve tek seferde araçlarla ulaşımın sağlandığı bu antik kent; eski çağlara ait önemli eserleri de bünyesine barındırıyor.

Eski dönemlerde çok büyük bir öneme sahip olan Colossae Antik Kenti; daha eski olmasına rağmen, Laodikya Antik Kenti ve Hierapolis Antik Kenti inşasından sonra önemini biraz da olsa yitirmiştir. Ancak Denizli’deki tarihi yerler denilince yine de akla gelen önemli antik kentler içerisinde yer almayı sürdürüyor. Tıpkı diğer antik kentler gibi Denizli’ye uğramanız halinde burayı da mutlaka yakından görmenizi tavsiye ediyoruz.

Sarayköy Kaplıcaları


Antik kent, traverten, mağara ve kaplıcalarıyla ün yapmış olan Denizli’de Sarayköy Kaplıcaları da önemli bir turistik değer olarak karşımıza çıkıyor. Doğal güzellikleri ile turizm açısından Denizli’ye önemli bir katkı sağlamış olan bu kaplıcalar; tarihi açıdan da büyük bir değere sahiptir. Huzur ve sağlık içerisinde bir tatil yapmak isteyenler için Sarayköy Kaplıcaları bulunmaz bir fırsat olacak. Menderes Ovası’nın manzarasını oluşturan Sarayköy; kaplıcalarıyla da Denizli’nin önemli ilçeleri arasında yerini almayı başarmıştır.

Sarayköy Kaplıcaları; birçok derde şifa olduğu için de insanların uğrak yeridir. Romatizma, deri hastalıkları, sindirim sistemi, mide gibi farklı konularda rahatsızlıkları olanlar; Sarayköy

Kaplıcaları’ndaki şifa ile birlikte yaşadıkları bu dertlerden kurtulmayı başarmışlardır. Sizlere manevi açıdan da tedavi uygulayacak olan bu kaplıcalar; ruhunuzun dinlemenize de yardımcı olacaktır.

İncilipınar Parkı


Belediye çalışmaları ile birlikte büyük bir park halini alan İncilipınar Parkı; 170 bin metrekarelik bir alana konumlandırılmıştır. Daha önceleri harap ve bitap bir halde olan Denizli’deki bu doğal güzellik; belediye çalışmaları ile bugünkü halini almıştır. Biri büyük 4 göledin yer aldığı, spor yapanlar için koşu parkurlarının bulunduğu, çocuklar için eğlenceli oyun alanlarının yer aldığı bu park; özellikle Yaz mevsiminde insanların evden kendilerini dışarıya atmak için tercih ettikleri bir mekandır. Kameriye ve dinlenme yerleri ise; biraz olsun serin bir ortam arayanlara bu olanağı sunmaktadır.

Denizli halkının yanı sıra; Denizli’ye tatil ya da gezi amacıyla gelenlerin birçoğunun de İncilipınar Parkı’na uğradıkları biliniyor. Doğa ile iç içe olacağınız mavi ile yeşilin eşsiz bir manzarada buluştuğu bu park; sevdiklerinizle eğlenceli dakikalar yaşayıp, hatıra fotoğrafları çektirebileceğiniz bir mekandır.

Detaylı bilgi için Denizli İncilipınar Parkı başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Yeşildere Şelalesi


Doğal güzelliklere ilgi gösterenlerin adresi olan bir yer daha Denizli’de karşımıza çıkıyor. Pamukkale ilçesine bağlı olan Yeşildere Şelalesi; mutlaka görülmesi gereken ve Denizli’nin doğal güzelliklerini gün yüzüne çıkaran yapılardan sadece bir tanesi… Son yıllarda yerli ve yabancı turistler tarafından ciddi şekilde rağbet edilen bu şelale; Denizli’de tatil yapacak ya da burayı gezmeye gelecek olanların gezip görmeleri gereken önemli yerler arasında bulunmaktadır.

50 metreden fazla yüksekliği ile ilk başta ürkütücü bir görünüme sahip olsa da; akan su ve etrafındaki yeşil görüntü; Yeşildere Şelalesi’nin doğal güzelliğini açıkça ortaya çıkarmakta. Bu arada şelale etrafında bulunan tesisler de turistlerin dinlemeleri ve açlıklarını gidermeleri adına önemli bir fırsat. Özellikle buraya gelenlere alabalık yemelerini ve bu eşsiz lezzeti tatmalarını tavsiye ediyoruz.

Detaylı bilgi için Denizli Yeşildere Şelalesi başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Tabea Antik Kenti


Kazı çalışmalarının günümüzde hız kesilmeden devam ettiği Tabea Antik Kenti; insanların en çok görmek istediği yerler arasında bulunuyor. Eski bir yerleşim yeri olduğu için, tarihi kalıntıları bünyesinde barındıran Tabea Antik Kenti; Denizli’nin Kale ilçesinde yer alıyor. Yapılan kazı çalışmaları neticesinde her geçen dönem yeni kalıntıların ortaya çıktığı da araştırmacılar tarafından dile getirilmektedir. Köklü bir tarihe sahip olan Tabea Antik Kenti’nden yapılan çalışmalar neticesinde daha birçok tarihi kalıntının çıkacağı da aşikar.

Helenistik dönemden bu yana sürekli birilerinin yerleşim yeri olarak kullandığı ve zaten bu yüzden de kalıntıların dur durak bilmeden her geçen gün ortaya çıktığı Tabea Antik Kenti; Denizli’ye uğrayanların asla atmamaları gereken bir yer olarak dikkat çekiyor. Osmanlı dönemine ait Cevherpaşa Camii ve Romalılar dönemine ait hamam; bu bölgede yer alan ve bugüne kadar ulaşan kalıntılardan en önemlileridir.

Detaylı bilgi için Denizli Tabea Antik Kenti başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Çal Kısık Kanyonu


Denizli'nin Çal ilçesinde bulunan Kısık Kanyonu, Büyük Menderes Vadisi içerisinde yer alıyor. Denizli şehir merkezine 60 kilometre uzaklıkta kanyonun toplam uzunluğu ise 7 kilometreyi buluyor.

Denizli Otogarı'ndan Çal ilçesi minibüslerini kullanarak ulaşabileceğiniz kanyon, Kaklık Mahallesi'nde yer alıyor.

Detaylı bilgi için Denizli Kısık Kanyonu yazımızı okuyabilirsiniz.

Acıpayam İlçesi


Antalya-Denizli yolu üzerindeki Acıpayam ilçesi, coğrafi konum olarak Akdeniz Bölgesi'nde yer almaktadır. Yüzölçümü olarak Denizli'nin en büyük ilçesi olan Acıpayam, il merkezine 55 kilometre uzaklıktadır.

Acıpayam'ın tarihi, M.Ö. 2.000'li yıllara kadar uzansa da ilçede çok fazla turistik yer bulunmamaktadır. İlçenin en turistik yeri, Keloğlan Mağarası'dır. Bunun dışında ilçede turistik değere sahip 4 yer daha bulunmaktadır.

Detaylı bilgi için Denizli Acıpayam Gezilecek Yerler başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.