Header Ads


Konya Beyşehir Gezilecek Yerler

Konya Beyşehir konumu itibari ile dört bir yani dağlar ile çevrili ve çukur bir alanda yer almaktadır. Bu çukur alanın ortasında Beyşehir Gölü ve güneybatısında Beyşehir Ovası yer almaktadır. Beyşehir ilçesinin göl etrafında kurulması nedeniyle tarih boyunca önemli ve yoğun bir yerleşim yeri olmuştur.

Beyşehir’in tarihi M.Ö 2000 yıllarına kadar uzanır. Bu bölgede M.Ö 1200lü yıllara ait Hitit eserleri çıkarılmıştır.

Beyşehir bölgesinde zaman içerisinde Lidya, Pers ve Roma İmparatorluğu egemen olmuş 1071 yılında Selçuklu Devleti’nin Anadolu’ya girmesinden sonra Selçuklu Türklerinin egemenliğine geçmiştir.

Selçuklu Devleti döneminde Beyşehir’in önemi artmıştır. Çünkü Sultan Alaeddin Keykubat Kubad-ı Abab şehrini Beyşehir’e kurarak burayı ikinci başkent yapmıştır.

Fatih Sultan Mehmet 1476 yılında pek çok medeniyetin egemenliğini hatta Moğol istilasını gören Beyşehir’i Osmanlı topraklarına katmıştır.

Zaman içerisinde pek çok Medeniyete ev sahipliği yapan Beyşehir tarihi, doğası ve açık hava müzeleri ile tarih ve tabiatı bir arada yaşatan, adeta turistlerin akınına uğrayan mütevazı kentlerimizdendir.

Taş Köprü


Baraj görevi de yapan tarihi köprü Anadolu ile Bağdat arası demir yolu ulaşımının kurulması sırasında yapılmıştır. Ziyaretçileri tarafından beğenilen Taş köprü 15 göze sahiptir. 1997 yılında açılan yeni köprü ile Taş Köprü trafiğe kapatılmıştır.

Eflatunpınar Hitit Anıtı


Hitit Uygarlığının günümüze kadar gelebilen kutsal saydıkları dini anıt Beyşehir’e 5 km uzaklıkta olan Sandıkhacı Köyündedir.

Açık hava anıtlarından biraz küçük olan Eflatunpınar Hitit Anıtı 1849 yılında W.J Hamilton tarafından keşfedilmiş ve su kaynağının kenarında dikdörtgen taşlar üzerinde kabartma desenlere sahiptir.

Eflatunpınar Hitit Anıtı’n biçiminden M.Ö 13. Yüzyılda yapıldığı tahmin edilmekte ve IV. Tudhali’ye dönemine ait olduğunu düşünülmektedir. Anıt üzerine figürler oyulmuş blok taşlardan inşa edilmiştir. Bu blok taşlar üzerinde güneş kursu, orta tanrıça, farklı tanrı figürleri ve bereket sembolü olan toprak, su, güneş gibi semboller bulunmaktadır. Ayrıca anıtın önünde su toplama havuzu bulunmaktadır.

Beyşehir’de ziyaret edilmesi gereken yerlerin başında yer alan anıt tarihi dokusu ve açık hava müzesi olması dolayısıyla hem tarih severlerin vaktin nasıl geçtiğini anlayamayacağı bir tecrübe olacaktır.

Beşik Kayası (Hitit Tanrı Heykelleri)


Uzun yıllar bu bölgede hâkimiyet kurmuş olan Hititlerden günümüze ulaşmış eserlerden biri olan tanrı figürlerinin olduğu 7 metre uzunluğundaki taş heykeller, Beyşehir’e 18 km uzaklıktaki Fasıllar Köyünde yer almaktadır. Heykellerin bulunduğu yer, Fasıllar Anıtı olarak da bilinmektedir. Ayrıca Hitit Tanrı Heykellerinin bir örneği de Ankara Medeniyetler Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kubad-Abad Sarayı


Sultan Alaeddin Keykubad tarafından 1226-1236 yılları arasında inşa edilen Kubad-Abad Sarayı Beyşehir gölünün güneybatısında yer almaktadır. Kubad adaleti yerine getiren abad ise şenlenen yer anlamına gelmektedir. Kubad-Abad Saray’ı Türk saray külliyesinin en eski örneği olma özelliğinin yanı sıra ayrıca günümüzde planı bilinen tek Selçuklu saray külliyesi özelliğini taşımaktadır.

Kubad-Abad Saray’ı oldukça renkli detaylara sahiptir. Yapılan kazılarda renkli camlar, kürkler, seramik ve çiniler bulunmuştur.

Rivayete göre Baba İshak İsyanı sırasında II. Keyhüsrev  Kubad-Adab Sarayında olduğu söylenmektedir. Ayrıca yapının mimarı Sadettin Köpek’in II. Keyhüsrev’in emri ile bu sarayda öldürülmüş olması tarihi bir gerçektir.

İnşa edildiği dönemde göreni kendisine hayran bırakan saray günümüzde harabeye dönüşmüştür.

Pınargözü Mağarası


Dünyanın girişi en zor sayılan mağaralarından olan Pınargözü Mağarası Türkiye’nin en derin ve büyük mağaralarından biri olarak kabul edilmektedir.

Pınargözü Mağarası Gölyaka orman yolu üzerinde bulunmakta Ağustos ayı içerisinde mağara içerisinde 166 km hızla rüzgâr esmektedir. Mağaraya ilk olarak 1965 yılında Türk Mağaracılar Derneği Başkanı Jeolog Timuçin Aygen girmiş fakat sadece 3km ilerleyebilmiştir.

Beyşehir Gölü


Türkiye’nin üçüncü en büyük gölü olmasının dışında en büyük tatlı su gölü olma özelliğine sahiptir.
Gölün bulunduğu Milli Park su sporları, dağ sporları ve avcılık yapmak istiyen ziyaretçiler için oldukça uygun imkânlara sahiptir.

Beyşehir Gölü pek çok kuş türüne ev sahipliği yapmakta beslenme, barınma ve üreme gibi imkanlar sağlamakta ve bu özelliği ile turistlerin ilgisini çekmektedir.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.