Reklam


Ahlat Bitlis Gezilecek Yerler

Bitlis'in Ahlat İlçesi, Türk tarihi açısından önemli bir yerleşim yeridir. Ahlat'ta gezilecek yerler arasında çok sayıda tarihi eser bulunmaktadır. Ahlat'ın en önemli turistik yeri ise Selçuklu Mezarlığı'dır.

Van Gölü kıyısında bulunan Ahlat ilçesinin tarihi, Urartular dönemine kadar gitmekte ve o zamanlar yerleşim yeri Halads olarak adlandırılmaktadır. İslam dünyasında Kubbet-ül İslam olarak adlandırılan Ahlat'ın isim kökeni ilgili de rivayetler bulunmaktadır. Bu inanışlardan en yaygın olanı Urartu Kralı Lat'ın savaş sırasında ağır yaralanan kızı Derminia'nın yaktığı ahh! ağıtından ve kralın Lat olan adından geldiği söylenmektedir.

Tarihi mezarlıklarıyla öne çıkan Bitlis'in Ahlat ilçesinde çok sayıda mezar kalıntısı bulunmaktadır. Selçuklu döneminden kalan mezar taşları taşları başta olmak üzere kümbet mezarlar da Ahlat'ta gezilecek yerler listesini oluşturmaktadır.

Ahlat denildiği zaman akla gelen bir başka şey ise bastonlardır. Bastonculuk geleneği, Ahlat'taki önemli kültür-sanat faliyetlerinden biridir. Büyük emek verilerek yapılan ve yaratıcı figürler ile süslenen Ahlat bastonları, şehrin kültür turizmine de önemli bir katkı sağlamaktadır.

Ahlat'ın Bitlis il merkezine olan uzaklığı, 60 kilometredir. Ahlat'ın yakınındaki bir başka ilçe olan Adilcevaz ile arasındaki mesafe ise 24 kilometredir. Daha önce Adilcevaz Gezilecek Yerler başlıklı yazımızda, Ahlat'ın komşu ilçesinde gezilecek yerlere değinmiştik. Bu yazıya da göz atabilirsiniz.

Selçuklu Mezarlığı


Meydanlık Kabristanı olarak da bilinen Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Ahlat'ın en büyük turizm değeridir. İkikubbe Mahallesi ve Harabeşehir arasında kalan geniş bir alana yayılan Selçuklu Mezarlığı'nda 12.yüzyıldan 16.yüzyıla kadar tarihlenen bin farklı mezar taşı bulunmaktadır.

Açık hava müzesi şeklinde düzenlenen bu tarihi bölgede boyları 3,5 metreye kadar ulaşan anıt mezar taşları bulunmaktadır ve cephelerindeki süslemeler dikkat çekmektedir.

Ahlat Müzesi


1971 yılında hizmete giren Ahlat Müzesi, ilçede gezilecek yerlerden biridir. Müze içerisinde Tunç Çağı, Demir Çağı, Roma, Helenistik, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait tarihi eserler bulunmaktadır. Yakın çevrede bulunan tek müze olma özelliğine sahip Ahlat Müzesi, Selçuklu Mezarlığı'nın yanına yapılan yeni müze binasına taşınmıştır. 2011 yılında yapımına başlanan müze binası, 2015 yılında tamamlanmıştır.

Müzenin giriş ücreti 5 TL'dir ve 09:00-19:00 saatleri arasında ziyaret edilmektedir. Kış döneminde ise ziyaret saatleri 08:00-17:00 olarak değişmektedir.

Emir Bayındır Kümbeti ve Camii


Ahlat'ın İkikubbe Mahallesi'ndeki Ovakışla yolu üzerinde yer alan Emir Bayındır Kümbeti, 15.yüzyılın sonlarına doğru inşa edilmiştir. Akkoyunlu Hükümdarı Rüstem ve Bayındır'a ait olan kümbet, özellikle kaide kısmının üzerindeki gövdesiyle dikkat çekmektedir.

Kümbetin kuzey tarafında dikdörtgen planlı cami bulunmaktadır.

Çifte Kümbet


Ahlat ilçesinin İkikubbe Mahallesi'ndeki Çifte Kümbet, 1280 yılında inşa edilmiştir. Bu tarihi yerde, yan yana iki adet kümbet bulunmaktadır. Kümbetlerden büyük olanı, Akkoyunlulardan Buğatay Aka ve Şirin Hatun'a aittir. Küçük olan kümbet ise Esen Tekin Hatun'a aittir.

Usta Şagirt Kümbeti


Selçuklu Mezarlığı'nın güneyinde yer alan Usta Şagirt Kümbeti, Ulu Kümbet olarak da bilinmektedir. Selçuklu Mezarlığı'nın güney tarafında yer alan ve Van Gölü'ne yakın bir konumda bulunan Usta Şagirt Kümbeti, Ahlat'taki kümbetler arasındaki en büyüğü olduğu için Ulu Kümbet olarak anılmaktadır.

Kitabesi olmadığı için yapılış tarihi ve yaptıran ile ilgili kesin bilgi bulunmamakla birlikte 13.yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. 2 kattan oluşan Usta Şagirt Kümbeti'nin alt katı mezar, üst katı ise mescit olarak düzenlenmiştir.

Abdurrahman Gazi Türbesi


Ahlat'ın Ziyaret mevkii, Tunus Mahallesi'nde yer alan Abdurrahman Gazi Türbesi, Ahlat'taki tarihi turistik yerlerden biri olarak öne çıkmaktadır.

Abdurrahman Gazi, 641 senesinde Hz. Ömer döneminde Ahlat'ın fethi için görevlendirilerek burada şehit düşmüştür. Yemen Valisi Maaz Binul Cebel'in oğlu olan Abdurrahman Gazi, el-Cezire komutanı İyaz bin Ganem komutasında cesurca savaştığı için buraya türbesi inşa edilmiştir.

Ahlat'ta bulunan geç dönem kümbet mimarisine uygun olan yapı, Ahlatlı usta Tahsin Kalender tarafından 1974 senesinde inşa edilmiştir.

Ahlat Sahil Kalesi


Osmanlı Kalesi olarak da bilinen Sahil Kalesi, Ahlat'ın Kale Mahallesi'ndedir.

Yavuz Sultan Selim dönminde Şah İsmail ile yapılan Çaldıran Savaşı'nın kazanılmasıyla birlikte, Ahlat'ın kontrolü Osmanlılar'a geçmiştir. Osmanlılar bölgeye fethettikten sonra Van Gölü kenarına Sahil Kalesi'ni inşa etmişlerdir. Osmanlı'nın Irak'a yaptığı seferler sırasında büyütülen kale içerisinde İskender Paşa Camii ve Hamamı ile Kadı Mahmut Camii de bulunmaktadır.

İlk olarak 1224 yılında, Urartular zamanında bu bölgeye bir kale inşa edilmiş fakat deprem nedeniyle yukulmıştır. Seyyah Evliya Çelebi, kale ile ilgili şunları aktarmıştır: “Kalenin içinde, 350 ev, 1 han, 1 hamam, 1 cami ve 20 kadar dükkan var. Ayrıca, göl kıyısındaki kayıkhanede, harp kayıklar, daima hazır bekler ve kalede her gece mehter çalınırdı.”

İskender Paşa Camisi


Osmanlı Kalesi'nin içerisinde yer alan İskender Paşa Camii, üzerinde bulunan kitabeye göre 1584 yılında inşa edilmiştir. İskender Paşa tarafından yaptırılan caminin mimarı olarak ise Mimar Sinan'ın adı geçmektedir. Bu konunun doğruluğu konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır.

Osmanlı mimarisinin tipik özelliklerini taşıyan ve kare plana sahip olan Ahlat İskender Paşa Cami'nin üzerine kubbe ile örtülüdür. Kesme taş kullanılarak inşa edilen caminin kubbe kısmında tuğla kullanılmıştır. Caminin yanında yer alan kalıntılardan ise burada bir hamam olduğu bilinmektedir. Fakat bu hamam yapısı, günümüze kadar ulaşamamıştır ve tamamen yıkılmıştır.

Kadı Mahmut Camii


Ahlat Sahil Kalesi içerisinde yer alan iki camiden biri olan Kadı Mahmut Camii, 1584 yılında inşa edilmiştir. Kadın Mahmut tarafından yaptırılan cami, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1982-83 yıllarında onarılmıştır. Sade bir yapıya sahip olan Kadı Mahmut Camii, Osmanlı mimarisinde inşa edilmiştir.

Emir Bayındır Köprüsü


Akkoyunlu Türkmen beylerinden olan Emir Bayındır tarafından Van Gölü'nün kıyısına yaptırılan Emir Bayındır Köprüsü, Tahtı Süleyman Deresi olarak bilinen akarsuyun üzerinde yer almaktadır. Tek gözlü olarak kesme taştan inşa edilen Emir Bayındır Köprüsü'nün uzunluğu 21 metredir.

Her iki ucunda da merdivenler bulunan köprünün 13.yüzyılda yapıldığı düşünülmektedir. Son olarak 1954 yılında onarılan köprü, günümüzde yöre halkı tarafından kullanılmaktadır.

Nemrut Krater Gölü


Nemrut Dağı'nda yer alan Krater Gölü, Tatvan ve Ahlat ilçesi sınırları içerisindedir. Gölün üçte ikilik kısmı, Ahlat ilçesinde yer almaktadır. İlçe merkezine 25 kilometre uzaklıktaki göle Ahlat'tan kalkan taksi veya minibüslerle ulaşım sağlanabilmektedir.

Deniz seviyesinden yüksekliği 2247 metre olan Nemrut Krater Gölü, Van Gölü'nden 600 metre yüksekliktedir. 12 kilometrelik yüz ölçümüne sahip olan Krater Gölü dışında birkaç göl daha bulunmaktadır.

Nazik Gölü


Ahlat'ın kuzeybatı tarafında yer alan Nazik Gölü, Van Gölü'ne 25 kilometre uzaklıktadır. 30 kilometrekarelik alana yayılan Nazik Gölü, deniz seviyesinden 1.876 metre yüksekliktedir. Derinliği 40-50 metreyi bulan gölde aynalı sazan ve inci kefali bulunmaktadır.

Ahlat ilçe merkezine 16 kilometre uzaklıkta yer alan Nazik Gölü, özellikle kış aylarında donarak çok güzel görüntüler oluşturmaktadır. Kış aylarında buz üzerinde balık tutan balıkçılar, turistler tarafından ilgiyle izlenmektedir.

Harabe Şehir


Ahlat Mağara Evleri, ilçenin turizm değerini arttırmaktadır. İlçe yapılan araştırmalarda 500'den fazla mağara bulunduğu tespit edilmiştir. Bu mağaralar, Neolotik Dönem'den günümüze kadar ulaşmıştır. İlçede mağaralar, genellikle Harabe Şehir olarak adlandırılan bölgede toplanmıştır. Bununla birlikte Sultan Seyit Deresi, Kırklar Vadisi, Madavans Deresi, Yuvadamı Köyü civarı, Gaban Deresi Vadisi ve Harabe Hulik Köyü bölgesinde de çok sayıda mağara bulunmaktadır.

Ahlat ilçesinin farklı yerlerinde bulunan Ahlat Mağara Evleri, bölgenin yaşadığı savaşlarda ve doğal afetlerde hasar görmesine rağmen günümüze birçoğu ulaşmıştır. Bitlis Valiliği ''Jeopark Projesi'' kapsamında bu mağara evlerin turizme kazandırılması için çalışmaktadır.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.